Biz de gazi dedemizi kaybettik bir kaç yýl önce. Küçük bir hatýramý paylaþmak istiyorum.
2001 yýlýnda Ankara Mamak' ta acemi askerliðimi yapýyorum, yeminimizi ettik, ve o günün akþamý gazi dedemizi ziyarete gittik.
- Hoþgeldin evlat
- hoþbulduk dede.
- nasýl geçiyor askerlik ?
Askere kadar orta direk bir ailenin evladý olarak, çok rahat bir hayatýmýz olmasa da pek de sýkýntý çeken biri olmayarak askerlikten þikayet etmeye baþladým:
- Askerlik çok uzun dede, bi de botlarým hep ayaðýmý sýkýyor. Bir türlü deðiþtiremedim. Yemekler iyi ama, bir yemek þirketiyle anlaþmýþlar, karavana derdimiz yok.
Rahmetli bastonunu hýþýmla havaya kaldýrarak baþladý anlatmaya:
"Biz sekiz sene askerlik yaptýk.!! Ayaðýmýzda postal deðil, çorap yoktu.!!
Evdekiler telaþlandý, ayaklandýlar "tamam dede, sakin ol, Allah korusun, sinirlenme"...
Ben bin piþman oldum, söylediklerime. Bizim hayal bile edemeyeceðimiz fedakarlýklarý yaptý bizim dedelerimiz, ninelerimiz. biz ise sadece þikayet etmeyi biliyoruz.
ne biliyim iþte öylesine anlatmak istedim. Söyleyecek pek fazla bir þey yok aslýnda: Herþeyimizi onlara borçluyuz...
Yilmaz cok guzel anlatmissin, Dedeye allah rahmet eylesin.. Dedigin gibi, buyukten kucuge artik sadece sikayet etmesini bilen bir toplum olduk,sikintiya hic gelemiyoruz. Zaman zaman gecmisi hatirlamakta fayda var, etrafimiza bakinip yeri geldiginde sukur etmesini bilmeyi de unutmamak lazim..