KemalAkel
evrimd
Mesaj Says: 10466
- C H E V R O L E T -
|
 |
« Yantla #17 : Kasm 20, 2011, 12:57:57 » |
|
Baþka bir forumda rastladým ve konusu bizde de geçtiði için ekleyeyim..Mercedes-Benz 230.4 (1972) Ýnsanlarýn, en azýndan kuþaðýmýn otomobilleri fark edip tanýmaya baþladýðý andan itibaren ayýrýmý net biçimde yapabilmesini saðlayan bir unsurdur o burnunda taþýdýðý yýldýz. Mercedes’ler hiç bir otomobille karýþtýrýlmaz, hemen anlaþýlýr. Herhangi bir markaya benzetildiði de olmaz. Olursa da çok zorlama olur, benzetmek için yapýlmýþ gibi… Benim için Mercedes, 1968’den 1976’ya W114 ve W115 gövde kodlarýyla üretilen, yumuþak gövde hatlarýnýn yerini net köþelere býraktýðý, 1970’lerin sembollerinden sayýlan bu modelle baþlýyor. Öncesinin döneminde yokmuþum. Dýþardan bakýldýðýnda fark edilmemesi imkansýz birkaç unsur var; tabii ki önünde ýþýldayan yýldýz, burnundaki kromajlý ýzgara -ki çocukluðumuzda ismi panjur idi!- ve iri iri gözleri… Kaba hatlarýn zarafeti bu olmalý! Ýþte bunlardan dolayý karýþtýrýlma ihtimali yok. Ama tüm Mercedes-Benz modellerinin benzersizliðinin sadece görünümünden ibaret olmadýðýný iyice kavramak için birlikte gün geçirmek gerekiyormuþ! Zira varýlan sonuç, bugün yollarda hayranlýkla izlediðimiz Mercedes’lerin atalarýnýn da kusursuz sürüþ özelliklerine sahip olduðu yönünde! Önünde Mercedes’in 1926’dan itibaren kullanmaya baþladýðý 5. nesil yýldýzý taþýyor. Hani bir Mercedes sahibi olmayanlarýn en çok da “toplu taþýmacýlýðýn yýldýzý” O302 otobüslerden tanýdýðý çevresi çelenkli þýk yýldýz!.. Bu model, 1970’lerde Almanya’ya çalýþmaya gidip dönenlerin çokluðunun da etkisiyle oldukça yaygýn görülen bir otomobil. Artýk Ýstanbul’da pek rastlanmýyor ama özellikle Anadolu’da, korunuyor, kollanýyor, itibar görüyor ve de satýþlarda yaþýna göre ciddi paralar ediyor. Son dönemde bu söylediðimle çeliþki yaratacak çapta olmayan bir geliþme var; Ýstanbul’da W115 Mercedes’ler ve BMW 2002’ler gençlerin yeni trendi haline gelmeye baþladý. Orijinalliði korunarak yenileniyor ve bir kült otomobile sahip olmanýn tadý çýkarýlýyor… Ne var ki bu otomobilin fonksiyonel olarak asýl raðbet gördükleri yer Anadolu þehirleri. Sahip olan satmak istemiyor, ailenin üyesi gibi yaþatýyor… Ýlk sahibinin hatasýz bir þekilde koruduðu W115 Mercedesler bile bulmak pek de zor deðil… Tipik Mercedes’in zaman kavramsýz yaþam geleneðini güçlendiren bu sarýþýn da uzun ömrü boyunca formunu korumakta pek zorlanmamýþ görünüyor. Gayet diri ve her an uzun yola çýkýlabilecekmiþ kadar formda… Ammaa!!! 1975-85 arasý Mercedes sahiplerinde Doðan görünümlü Þahin modasý vardý, otomobil paslanmadan dolayý kaporta revizyonuna girdiðinde birkaç þey elden geçirilirdi: 1- Kelebek camý iptal, yeni cam ve içten kumandalý büyük dikiz aynasý 2- Farlar/stoplar! 3- Tampon 4- Direksiyon simidi (kemikli yerine yumuþak, kalýn olan) Bizimkinin de o kurbanlardan biri olduðunu düþünüyorum! Zira 1973 Aðustos’tan itibaren (1974 model) 230.4 ve 230.6 modelleri çýkmýþ. Ocak 1968 – 73 temmuz arasý ön kelebek camlý, oluksuz düz formlu stop lambalý, dar panjurlu ve ön plaka tamponun altýnda olan model üretilmiþ. Üstelik onlarýn direksiyonlarý ince plastikten ve ortasýnda yarým daire þeklinde bir de korna çemberi bulunuyor. Bu otomobil, 74-76 arasý bir model yýlýndan parçalarla görünüm tazelemiþ. Ah o kapýnýn sesiElimde 1972 model Mercedes-Benz’in anahtarlarý var, öyle bugünkü gibi tek kart ya da anahtar deðil, neredeyse marþ için ayrý, kapýlar için ayrý, bagaj için ayrý anahtar! Ama sahip olduðu plastikle en fiyakalý duraný, tabii ki motoru çalýþtýrmak için! Ama dur, önce etrafýnda bir turlamalýyým. Henüz yenilenmiþ lastikler, tertemiz bir boya, çiziksiz camlar… Birbirini kucaklamýþ görünen silecekler bile gözüme çok þýk görünüyor. Camdaki temizleme alaný açýsýndan deðerlendirince de gayet verimli. Ama öndeki kazanç arka camdaki rezistans tellerinin kalýnlýðýyla kaybedilmiþ gibi! Nerede þimdiki mikron düzeyindeki teller… Güzel bakýldýðý belli, aksaklýklarýný görüyorum ufaktan ama mesele yapmýyorum, genel vaziyet gayet yerinde. Kapýyý açýyorum, içeri geçip kapatýyorum. Hemen açýp dýþarý çýkýyorum. O kadar çabuk oluyor ki bu, dýþardan bakan fotoðrafçým “içerde yýlan mý vardý?” diyor gülerek. Eðilip kapý kilidine bakýyorum, inceliyorum detaylýca. Nasýl 38 yaþýndaki bir otomobilin kapýsý bu kadar güzel bir sesle açýlýp kapanabilir? Anlaþýlýr gibi deðil… Her detayýnda ben bugünün Mercedes’lerinin alt yapýsýna dair ipuçlarýný keþfedeceksem daha yola çýkmadan akþam olur… Yeniden makama geçiyorum, usulca çekiyorum kapýyý, ayný mekanik beste, harika! Koltuklarda sýkýntý var, döþeme yenilenmiþ ama kafalýða galiba kumaþ yetmemiþ, biraz eðreti kalmýþ, soruyorum sahibine hemen, “Hepsi yenilenecek kumaþ bekliyoruz” diyor. Ferah, aydýnlýk güzel bir yerdeyim. Hareket ettiðimde böyle bir mekanda dolaþacak olma fikri heyecanlandýrýyor. DEF meselesi!Kontak direksiyonun arkasýnda, kokpitte… Hani þu çarpmalarda diz yaralanmalarýna yol açtýðý için Saab’larda vites kolunun arkasýndadýr ya, en az onun kadar ilginç bir yaklaþým. Zaten kontak yeri olarak bir de Porsche’in kokpitin sol tarafý takýntýsýný bilirim☺ Gerçi 1970’lerde Peugeot’larýn da direksiyonun solundaydý ama sonra saða aldýlar… Ta ki kartlý sistemler çýkana dek de orada kaldý… Kokpitin yapýsý gayet minimalist. 1960’larýn sonundaki Mercedes-Benz göstergeleri, biraz geliþtirilerek yerini almýþ… Yine devir saatsiz bir gösterge tablosu… Ýri rakamlý hýz göstergesi, ortada da saat. Olmazsa olmaz. Öyle ya, eskiden bugünkü kadar her yerde saat yoktu… Soldaki göstergenin içinde ýþýklý park freni, yakýt uyarýsý ve akü uyarýlarýnýn yanýsýra hararet, yað basýnç ve yakýt tanký ibreleri yer alýyor. Döneminin komplike ünitelerinden olmalý… Havalandýrma kumandalarýnda renkler kullanýlmaya baþlanmýþ, mavi soðuðu, kýrmýzý sýcaðý sembolize ediyor. Zaten o yýllarda netleþen renkler, günümüze kadar da uzanmýþ. Havalandýrma kanallarý ve ýsý kumandalarýnýn pratik kullanýmý dikkat çekiyor. Eskiden beri Mercedes-Benz otomobilleri ve otobüslerinde DEF kýsalmasýný görür ve meraktan çatlardým. Bu otomobilde de var, biraz inceleyip kafa yorunca 25-30 yýllýk mesele son buluyor ve onun soðutmayý simgelemek için DEFrost’tan geliþtirildiðini öðreniyorum. Çok pratik!!! Bu çok bilinen bir þeyse pardon derim ama ben bu üç harfi yanyana bindiðim son O302’de býrakmýþtým… Sembolik ikonlarýn keþfi daha çok 1980’lerde yaþanmýþtý.   Kokpitin sadeliðini bugünkü C Serisi ile yanyana koyduðunuzda aslýnda ne kadar benzer ilkelerin korunduðu hemen göze çarpýyor. Sürücüyü uðraþtýrmayacak kolay kullanýmlý unsurlar, soft touch parçalar, sadelik… Bu büyükbabanýn kromajlý aksamlarý ise 1970’lerin altýný çiziyor. Direksiyon simidini öne çýkarmalýyým, zira o dönem bu otomobilin aðabeyleri de dahil bütün markalar kemik gibi sertleþtirilmiþ plastikleri tercih ederken Mercedes-Benz W114-115 ailesiyle yumuþak plastiði benimsemiþti. Ýnsanda hiç býrakmama isteði uyandýran bir direksiyon simidi… Çevirmeye kalkýþýnca tabii ki hidrolik direksiyonun icadýna bir kez daha þükrediyorum! Aynalarýmý ayarlýyorum, her iki taraf da manuel ve tabii ki kör nokta açýsý bulunmuyor! Camlar bile manuel, ne elektrikli aynasý! Ýç ayna da otomatik olarak kararmýyor, ama her biri o kadar güzeller ki! Yalnýz araç sahibinin camcýda kestirdiði anlaþýlan aynalarýn orijinallerini bulmasý gerekiyor! Park freni býrakmýyor!Motoru çalýþtýrýyorum, saðlýklý bir ses geliyor. Yine 4 vitesli bir otomobille karþý karþýyayýz. Kalkýþ yapmadan kolla biraz oynuyorum, joystick misali týkýr týkýr geçiyor. Hele geri, kolu yarým santim yukarý kaldýrýyorsunuz, 1’in sol yanýnda… Peki, kalkýþ vakti… Yumuþacýk debriyaj pedalýný býrakýyorum usulca. Gitmiyor. Evet atladýðým bir þey var, koltuklar arasýnda park freni kolu yok ama tutuyor iþte… Bugünkü Mercedes modellerinde olduðu gibi park freni ayakla kumanda ediliyor. Debriyajýn da solunda bir küçük pedal daha var, ayakla basarak devreye alýnan sistem, kokpitin solunda -unutturmamak istercesine!- kocaman bir kolla devreden çýkartýlýyor. Dönemin trendi doðrultusunda cam suyu püskürtmek için de bir pedal mevcut! Çekiyorum ve sarý Mercedes ilerlemeye baþlýyor. Ýlk 5-6 dakika heyecanla tanýþýyoruz karþýlýklý, ayaðýmýn altýnda yumurta varmýþ gibi basýyorum pedala, kýrmayalým. Bu tanýmý ekonomik kullaným için kullanýrýz ama ben incitmemek için de uygun gördüm. Gayet aðýrbaþlý tavýrlar, gaz seviyesini abartmayýnca sessizce iþini yapýyor motor. Gövdenin formu kýyafetin ütülü olmasýndan ibaret deðilmiþ, kabinde týkýrdayan hiçbir þey yok, aðýrbaþlý ve zarif bir þekilde süzülüyorum. Gözüm hep yýldýzda ama, aksi mümkün deðil ki, sanki yol gösteriyor. Kimin aklýna geldiyse muhteþem bir keþif yapmýþ. Ýnanýlmaz iyi hissettiriyor. Tabii bunda bugüne kadar ki Mercedes-Benz imajýný çok iyi bilmemin de payý olmalý ama otomobilin burnuna 1910′larda koyulan bu yýldýzýn o zamanlar nasýl hissettirdiðini düþünmeyi denesenize! Hele kimi markalar radyatör kapaðýyla geçiþtirirken! Hýzýmý artýrdýkça Mercedes de reddetmiyor, seviyeli bir birliktelik yaþýyoruz!.. Gaz tepkileri çok keskin deðil ama zaten performans gibi bir iddiasý da yok, motor hacmi büyük ama gücü belli! Bugünün standartlarýnýn çok uzaðýnda. Yine de 2., hatta 3. viteste tam gaz verince arkasýný yere bastýrýyor ve burnunu kaldýrarak etkileyici þekilde hýzlanýyor… 2.3 litrelik üstten tek eksantrikli motorun ekonomiði bu iþte, 4 silindirlisi, 230.4. Halk arasýnda ikiyüzotuzadört denilen… Bunun bir de 6 silindirlisi var, 230.6… Yakýt olarak deðilse de fiyat olarak daha ekonomik olan bu!Capri’si, Impala’sý, 504’ü…Hiç keþke dedirtmiyor, kesintisiz hýzlanýyor, kývraklýk beklememek lazým ama güç bandý gayet verimli. Motor 8 supaplý ve alt devirleri gösteriyle deðil de 1.4 tonluk gövdeyi harekete geçirmek için vazife baþýnda geçiriyor, eðlence sonradan geliyor. Teknik spesifikasyonlara bakýnca 186 Nm’lik maksumum torku 2800 d/d’de veriyormuþ ki, kalktýktan sonra giderim anlamýna geliyor bu… çok keyifli. Zaten vites oranlarý gayet uzun uzun, þanzýman 4 ileri vitesten oluþtuðu için her vitesi doya doya kullanmak en iyisi, bu zaten otomobili maksimum hýzýna kadar taþýmaya yetiyor. Zaten yapacak baþka bir þey de yok. 0-100 km/s hýzlanmasý 13.7 saniye olarak veriliyor. Otomobil ilerlemeye baþladýktan sonra kendisini hiç merak ettirmeyen bir derece bu. Hissettirdiði denge, tutunma kararlýlýðý tarifsiz. Bu yýllara ait Ford Capri’den Peugeot 504’e, Chevrolet Impala’ya, Camaro’ya birçok otomobil kullandým, diyebilirim ki böylesini görmedim. Güçleri bir deðil ve akran olmayabilirler ama tümüne göre arkasý daha stabil. Hem konforlu hem kararlý bir tutunuþ gösteriyor. Tabii þimdi daha iyi anlýyorum 1980’lere geldiðimizde 190 modelinin neden bu kadar oturaklý olduðu… Eminim ki, ayný þey 1950’lerde SL ile baþlayýp kademe kademe bugünkü noktaya birbiri üzerinde yükselerek gelmiþ… Geçmiþin efsanesi olan arkadan itiþli otomobillerde o “arkayý yere bastýrma” olayý, gücü hissettirmesi açýsýndan çok zevkli ama günümüzün modern süspansiyonlarýyla asla meydan verilmeyen bir durum. 170 km/s’lik maksimum hýz öngörülen 230.4, bunu en küçük bir zorlanma belirtisi göstermeden gerçekleþtirebilen bir otomobil oldu. Yani yaþýna göre gerek motor gerekse süspansiyon kondisyonu hayli yüksek. Hýzlý kullandýðým anlarda aklýma “gurbetçi”lerin Avrupa dönüþünde yaþadýklarý konforu düþündüm, hele W116 gövdelerde 280S (ve üstü) gibi versiyonlarla yaþanan performans sürüþlerini düþündüm. Ama Türkiye’nin Avrupa’ya baðýnýn gidiþ geliþten ibaret E5 karayolu üzerinden saðlandýðý aklýma geldi ve yaþanan trajik kazalarý hatýrlayýp gülümsemeyi kestim. Hele yüzey ýslaksa acemi ellerde arkadan itiþli otomobiller -biraz da hýzlýysa- ne dertler açabilir…Arka kapý kilidi nostaljisi!Otomobille yol testimi tamamlayýp kafamdaki soru iþaretlerinin cevaplarýný aldýktan sonra park edip incelemeye devam etmek istiyorum. Bana biraz ruhsuz gelen fren pedalýna basýp sakince yavaþlýyorum, durunca da en soldaki küçük pedalla park frenini devreye alýyorum. Ýnip arka kapýya saldýrýyorum, arkaya oturup bir bakayým diye… Tabii ki açýlmýyor! Fazla alýþmýþýz merkezi kilit kolaylýðýna… Hemen 20 yýl önceki bir uygulamayý hayata koyup ön kapýyý açýp arkaya uzanýp kapýnýn kilidini açýyorum, çok nostaljik! Aslýnda o kadar eski olmamalý, ben mi hep yüksek donanýmlý otomobiller kullanmýþým ki.. Çok alýþmýþým… Kaputu açýyorum, boylamasýna yerleþimli 4 silindirli motor tertemiz duruyor. Detaylara bakýnca izolasyon malzemelerine kadar iyi korunmuþ bir otomobille karþý karþýya olduðumu anlýyorum. Kabindeki yeterli sessizliðin sýrrý anlaþýlýyor. Malzeme bolluðu bu iþte… Yüksek tonajlý kaputu indiriyorum. Yine bir keyif gününü daha tamamlýyorum. Mercedes-Benz 230.4 ile vedalaþýp uzaklaþmaya baþlýyorum. Biraz ilerden dönüp baktýðýmda yýldýzý ýþýldýyor, sanki bana göz kýrpýyor, gülümsüyorum. Bu yýldýzýn arkasýnda en yakýn zamanda tekrar buluþalým…     
|