Duyurular: HIZ DEÐÝL, HAZ ÝÇÝN
www.ikod.org.tr
facebook.com/ikodklasik
twitter.com/ikodklasik
youtube.com/ikodklasik
instagram/ikodklasik
forum.ikod.org.tr
ikodklasik@gmail.com
*
Hogeldiniz, Ziyareti.Ltfen giri yapn veya kayt olun. Mays 02, 2026, 02:13:58 S


Kullanc adnz, parolanz ve aktif kalma sresini giriniz


HIZ DEÐÝL,HAZ ÝÇÝN!

Sayfa: [1] 2 3  Hepsi   Aa git
  Yazdr  
Gnderen Konu: Devrim (otomobil)  (Okunma Says 16180 defa)
0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« : Temmuz 10, 2009, 09:22:37 S »

                                      “Türkiye’de hiçbir baþarý cezasýz kalmaz”
                                                        "DEVRÝM"

               


Otomobil Modeli

Üretici marka:.........Eskiþehir Demiryolu Fabrikasý (TÜLOMSAÞ)

Model Adý:............. Devrim (Sað ön koltukta Cemal Gürsel ile, Meclis'te)

Üretim yýlý:.............1961

Motor tipi:.............10 Adet Motor :
4 adet A4L tipi
3 adet A4T tipi
3 adet B3T tipi

Silindir Sayýsý :........4 Dört zamanlý

Silindir Çapý :..........81 mm

Strok :..................100 mm

Kompresyon :.........6,8 : 1

Silindir Hacmi :.......2070 cm³

Devir : .................3600 d/dk

Motor gücü:..........50 HP

Uzunluk:...............4500 mm

Geniþlik:...............1800 mm

Yükseklik:.............1550 mm

Boþ aðýrlýðý:...........1250 kg

Tarihçe

Türkiyenin kendi otomobilini üretebilecegi konusunda ilk fikri Cemal Gürsel'in konuyu dikkate almasýyla, ordunun binek otomobil ihtiyacýný karþýlamak amacý da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle baþlanan otomobil projesi, dönemin rakamlarýyla 1.400.000 TL ödenekle 4.5 ay gibi kýsa bir süre içinde tamamlanmýþtýr.

Otomobil dönemin Cumhurbaþkaný Cemal Gürsel'i Cumhuriyet bayramýna götürerek hem tanýtýmýný hem ilk vazifesini gerçekleþtirecek iken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmiþtir. Cemal Gürsel tarafýndan "Garp kafasýyla araba yaptýk, þark kafasýyla benzin koymayý unuttuk" mizahi tabirine de konu olmuþtur.

Ýþin aslýnda, Eskiþehir'den Ankara'ya tren ile taþýnan devrim otomobillerine benzin konulmamýþtýr. Çünkü trende oluþabilecek bir tehlikede otomobillerin en az zararla kurtarýlmasý düþünülmüþ ve araçlarýn ihtiyacý benzinin de Ankara'da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir Mobil istasyonundan alýnmasý, ve buraya kadar aracýn ihtiyaç duyacaðý benzinin mühendisler tarafýndan trene koyulmasý dahi mühendislerin en ince detaylarý dahi ne kadar düþündüðünü ve planladýðýný gösterir. Trenden indirilen arabalara çok daha sonradan Cumhurbaþkaný binmeden önce yapýlan hazýrlýklar sýrasýnda neden benzin ikmali yapýlmadýðý bugün dahi bilinmez. Ancak konvoy Mobil istasyonuna uðrayýp vakit kaybetmek istemez ve böylelikle arabalar benzinsiz kalýr. Bej olanda benzin vardýr Cumhurbaþkaný gezisini bununla sürdürür. Anýtkabir'e ve tören alanýna gider.


Baþka Bir Tartýþma Konusu.

Yönetmen Tolga Örnek, 1961 yýlýnda dönemin cumhurbaþkaný Cemal Gürsel'in talimatýyla yapýlan ve Devrim diye adlandýrýlan ilk yerli otomobilin hikâyesini beyazperdeye aktarmýþ. Filmde, yerli otomobil davasýnýn öncüsü olarak bilinen Necmettin Erbakan'dan hiç söz edilmiyormuþ. Yapýmcý þirket “Tarihi kayýtlarda Erbakan'ýn adýna rastlayamadýk” diye açýklama yapmýþ. Bunun üzerine Erbakan Hoca “Bunlar ya çok cahil ya da gerçekleri göremeyecek kadar kör” demiþ…

Devam eden tartýþmaya benim de bir katkým olsun. Bundan 10 yýl kadar önce Devrim otomobili ve genel olarak yerli otomobil davasý ile ilgili geniþ kapsamlý bir araþtýrma yapmýþtým. Meclis Kütüphanesi'ndeki 'kazý çalýþmalarýmda' rastladýðým Düþünen Adam dergisinin 24 Mart 1961 tarihli sayýsýnýn kapaðýnda Necmettin Erbakan ve “yerli otomobil davasý” vardý. Devrim'in imali için verilen cumhurbaþkanlýðý talimatýndan üç ay önce kaleme alýnan ilgili yazýda þöyle deniliyordu:

“Gümüþ Motor fabrikasýnýn genç ve muvaffak Umum Müdürü Doçent Necmeddin Erbakan basýn toplantýsý üstüne basýn toplantýsý yapýyor, konferans üstüne konferans yapýyordu. Mümkündü: Türkiye'de kýsa zamanda otomobil yapýlabilirdi. Önce buna inanmak lazýmdý. Necmeddin Erbakan Ýstanbul'un boþ ve geniþ bir arazi parçasý üzerinde Gümüþ Motor fabrikasýný kurmaða niyet ettiði zaman da her kafadan bir ses çýkmýþtý. 'Olamaz, Türkiye'de motor deðil, çivi bile yapýlamaz' denilmiþti. Erbakan, 'yapýlýr' demiþ ve yapmýþtý. Bir kaç sene içinde yükselen fabrika, Batý memleketleri imalatý ayarýnda dizel motorlarý, seri halinde dizel motorlarý imal etmeðe baþlamýþtý. Dýþarýdan getirilmesi mesele haline gelen ve çok pahalýya mal olan en ince makine parçalarý artýk piyasaya Türk malý olarak pýrýl pýrýl sürülüyordu.... Bu baþarý bir baþlangýçtý. Arkasýndan Türkiye'yi olduðu yerde kýmýldatacak, silkinip kalkýndýracak 'Sanayi Birliði' teþebbüsü ve yerli otomobil imali fikri büyüyordu.”

Dönemin daha pek çok dergi ve gazetesinde Erbakan Hoca'nýn bu konudaki öncü gayretlerine iliþkin haber ve yorumlar bulmak mümkün.

Yerli otomobil fikrini geliþtirip Türkiye'nin gündemine taþýyan kiþinin Necmettin Erbakan olduðu kesin. Bu fikri Çankaya Köþkü'ndeki bir 'brifing'de Cumhurbaþkaný Cemal Gürsel'e kabul ettiren ve dolayýsýyla Devrim otomobilinin yapýlmasýna vesile olan da odur. Ne var ki Erbakan, Devrim otomobilinin yapým sürecinden -bir rivayete göre Ulaþtýrma Bakaný Orhan Mersinli'nin ideolojik rezervi nedeniyle- uzak tutulmuþtur. Zaten Erbakan'ýn da sürece itirazý vardý. Cumhurbaþkaný Gürsel ilk yerli otomobil numunelerinin imali için Haziran ayýnda talimat vermiþ ve bu iþin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramý törenlerine kadar bitirilmesini istemiþti. Erbakan'a göre bu vazifenin üç-dört ayda bihakkýn yerine getirilmesi mümkün deðildi. Birkaç “maket” üretilebilirdi tabii; fakat asýl mesele olan seri üretime elveriþli dört baþý mamur bir yerli otomobilin yapýlabilmesi için daha fazla zamana -ve bu vazifenin tevdi edildiði Devlet Demiryollarý kadrolarýnýn sahip olmadýðý bir “otomobil ihtisasýna”na- ihtiyaç vardý.

Ýki adet Devrim'in Ankara'daki Cumhuriyet Bayramý törenlerinde görücüye çýkmasýndan iki gün sonrasýna ait bir gazete haberi:

“Ýlk Türk otomobilinin, Devlet Baþkaný Cemal Gürsel'in arzusuna uyularak kuvveden fiile çýkmasý, bu imalata taraftar ve muhalif olan iki zümre arasýnda geniþ akisler husule getirmiþtir. / Gürsel'in 'Bir aþaðýlýk duygusu ile bizde otomobil yapýlamaz diyenler utansýn' sözünden utanmasý icabedenler Türk otomobilinin imalatýný kendi menfaatlerini düþünerek baltalamak isteyenlerdir.... Devrim adý verilen otomobilin seri olarak imalinin mümkün olup olamayacaðý hakkýnda dün Teknik Üniversitesi Motörler kürsüsü Doçenti Necmettin Erbakan'ýn malumatýna müracaat ettik. / Devlet Baþkaný Gürsel'in yakýndan tanýdýðý ve Türk otomobilini gerçekleþtirecek çalýþmalarý sebebi ile kendisine geniþ itimat beslediði hatta bu vazifeyi bir devlet bakanlýðý payesinde yürütmesini arzu ettiði Erbakan þunlarý söyledi: / “Eskiþehir Cer Atölyesinin üç ay insan üstü gayret sarfederek meydana getirdiði iki otomobil, iki özellik taþýmaktadýr. Birincisi, bizde otomobil yapýlamaz diyenlere güzel bir cevaptýr. Ýkincisi, bu iþi yapacaklara cesaret vermiþtir. Fakat otomobil, Teknik Üniversitesi Motörler Enstitüsüne sorulmadan yapýlmýþtýr. Üzerinde çalýþan arkadaþlarýn otomobil ihtisasý yoktur. Cer Atölyesi 1946'da üç dizel motör yapmýþ, fakat asýl iþi Devlet Demiryollarýna hizmet olduðundan seri imalata geçememiþti. Eskiþehir'deki hareket bizim davamýz için atýlmýþ adýmdýr. Üç ayda bir otomobil motörü imaline imkan yoktur. Teknik birçok hatalarý olduðunu kabul etmek lazýmdýr. Zira otomobil süt saðma makinesi veya dikiþ makinesi deðil, can makinesidir. Emniyet ister. Bizim on aydýr üzerinde çalýþtýðýmýz dava baþkadýr. Biz binanýn maketini yaparak övünmek yerine aslýný meydana getirmek gayretinde idik. Aslý dediðim þey seri imalattýr. Eskiþehir'de arkadaþlarýn yapmaða muvaffak olduklarý otomobili tetkik ettikten sonra bunun bizim planlarýmýza göre seri þekilde imal edilip edilmeyeceðini söyleyebilirim. Bu maksatla biliyorsunuz 9 firma oto sanayii için birleþmeðe hazýrdýr. Ýlerideki iltihaklarla bu rakamýn 36'ya yükseleceðini tahmin ediyorum. Cer Atölyesi ilk adýmý atmýþtýr. Þimdi iþ memleket sanayiine bilhassa bunu yapmaða muktedir firmalara düþmektedir.” (Yeni Sabah, 31 Ekim 1961)

Hülasa: Devrim otomobili Necmettin Erbakan tarafýndan deðil ama onun sayesinde yapýlmýþtýr. Erbakan'a kalsaydý daha iyi bir otomobil yapýlacak ve bunun seri üretimine geçilecekti.

Araþtýrmalarýmdan elde ettiðim sonuç bu. Bir yanlýþým varsa düzeltmeye hazýrým.

Teknik Ekip

Makina Yüksek Mühendisi Devlet Demiryollarý Fabrikalarý Genel Müdür Yardýmcýsý Emin Bozoðlu baþkanlýðýnda, Devlet Demiryollarý Fabrikalarý ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden oluþan bir teknik ekip ve çalýþma mekaný olarak da Eskiþehir Demiryol Fabrikalarý'nda dökümhane olarak yapýlýp kullanýlmayan bir bina seçilmiþtir.

* Yüksek Mühendis Rýfat SERDAROÐLU

Tasarým ve yapým

Motor modeli eski bir 6 silindir Chevrolet motorundan deðiþtirilmiþtir. Ýki silindiri kesilip dört silindire indirilmiþ, daha sonrada bundan kalýp yapýlarak, üretilen yerli yapým diðer arabalara monte edilmiþtir.

Ýki farklý renk otomobil götürülmüþtür. Bej renk Devrim ve Siyah (Makam Aracý modeli) Devrim. Siyah olana Cemal Gürsel bindirilmiþ ve 100 metre gidebilmiþtir. Geçen sürede bej renkli olanýn benzin ihtiyacý karþýlanýp, Cemal Gürsel siyahtan indirilerek bej renkliye bindirilmiþ ve o gün belirlenen tüm güzergahlarý ve izleyen gunlerdeki makam otosu görevlerini baþarýyla tamamlamýþlardýr.

Devrimin o dönemde makine mühendisliði ve yerli aðýr üretim endüstrisi alanýnda Türkiye için gerçekten bir devrim baþlangýç unsuru olabileceði düþünülüp adý bu yüzden Devrim konulmuþtur. Projenin, baðýmsýz ulusal ordu kara tasima, hava ve zýrhlý savaþ araç kademeli üretim sanayilerine kývýlcým olabileceði hususunda baþarýlý bir yetenek ispatý aþamasýndan hemen sonra neden aniden rafa kaldýrýldiðý halen açýklýk kazanmamýþtýr. Eðer Devrim dört arabayla kalmasaydý, þu anda Türkiyenin dünyanýn en büyük makine sanayilerinden birini kurmuþ olabileceði yönünde fikirler mevcuttur. Devrim'in önemi, Türk elinden ilk üretilen araba olmasý ve Türk mühendisliðinin bir þeyler yapabileceðini, baþarabileceðini göstermiþ olmasýdýr. Ayrýca benzin, yað, hýz gibi göstergelerin Türkçe ikazlarla belirtilmesi de buna eklenebilir.

Bej renkli bir kopyasý Eskiþehirde TÜLOMSAÞ bahçesinde özel bir müzede sergilenmekte ve hala çalýþýr halde tutulmaktadýr.

Beþ yýl sonra, 1966 da Anadol, Ford ve Koç Holding ortaklýðý Otosan tarafýndan üretilerek pazara sürülmüþtür.

         
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #1 : Temmuz 10, 2009, 09:23:48 S »


TÜRKÝYE’ DE YAPILAN ÝLK OTOMOBÝL : DEVRÝM

16 Haziran 1961 günü Devlet Demiryollarý Fabrikalarý ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 kadarý Ankara’ da bir toplantýya çaðrýldýlar.

Toplantýya baþkanlýk eden Genel Müdür Yardýmcýsý Emin BOZOÐLU, Ulaþtýrma Bakanlýðýndan alýnan bir yazýyý okudu. Yazýda “ Ordunun cadde binek ihtiyacýný karþýlayacak bir otomobil tipinin geliþtirilmesi “ görevinin TCDD Ýþletmesine verildiði ve bu amaçla 1.400.000.-TL ödenek ayrýldýðý belirtiliyordu.

Verilen termin 29 Ekim 1961, yani tanýnan süre 4.5 aydý. Bu süre içinde bu çapta bir geliþtirme çalýþmasý yapýlabilir miydi ? Býrakýnýz geliþtirmeyi, hiçten yola çýkarak, çalýþabilecek bir otomobil yapýlabilir, böyle bir mucize gerçekleþtirilebilir miydi? Toplantýda söz alanlarýn çoðu böyle bir projede seve seve çalýþmaya hazýr olduklarýný, fakat böylesine kýsa bir sürede sonuç alýnabileceðini sanmadýklarýný dile getirmeye çalýþmýþ, bir kýsmý da “ hayýr “ demiþlerdi.

Tüm ülkede ise üniversitesinden, basýnýna, bir avuç sanayicisinden, politikacýsýna, sesini duyurabilen herkes Türkiye’de ne otomobil, ne de motor yapýlabileceðine inanýyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, hatta film gösterili konferanslarda bu görüþ vurgulanýyordu.

Fakat bu inanýlmaz þey gerçekleþiyor ve 29 Ekim 1961 sabahý Türkiye’ de yapýlan bir otomobil, kaportasý pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’ de yapýlan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi binasýnýn önüne götürülerek Cumhurbaþkaný Cemal GÜRSEL Paþa’ ya sunulabiliyor, bir ikincisi Paþa’ yý Anýtkabir’ e götürüyor, sonra da Hipodrom’ daki geçit resmine katýlýyordu.

Bu nasýl gerçekleþmiþti ?

Projeyle baþka bir kuruluþun deðil de Demiryollarýnýn görevlendirilmiþ olmasý,bir yandan, o tarihlerde TCDD’ nin onarým amacýyla kurulmuþ fakat geniþ ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskiþehir, Sivas ve Adapazarý’ ndaki fabrikalarý ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetiþmiþ iþçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasý, öte yandan Genel Müdür Yardýmcýsý Yüksek Mühendis Emin BOZOÐLU’ nun asker kökenli ve ayný zamanda Sýtký ULAY Paþa’ nýn akrabasý olmasý dolayýsýyla Milli Birlik Komitesi ve çoðu kabine üyelerince yakýndan tanýnýyor ve güveniliyor olmasýnýn sonucu idi.

Yüksek Mühendis Emin BOZOÐLU yönetim grubunun baþý olarak, projenin yürütülmesi ve sonucuna ulaþtýrýlmasýnda da gruptaki öteki yöneticiler gibi bütün bürokratik engelleri cesaretle aþarak her türlü imkaný saðlamak ve kimi kiþisel sorunlar, kimi görevin çok yanlýlýðý ve ivediliði gibi nedenlerle büyük gerilim altýnda bulunan 20 mühendisin olaðanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlýðý içinde çalýþmalarýný saðlamak suretiyle de birinci derecede rol oynamýþtý.

Zamana karþý yapýlan yarýþýn kazanýlmasýnda ikinci etken, görev alan mühendislerin proje süresince hafta sonlarý da dahil her gün, en az 12’ þer saat, gerektiðinde bazý geceleri sökülmüþ bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirmek suretiyle iþbaþýnda kalmaktan kaçýnmayacak ölçüde davaya gönül vermiþ olmalarýydý.

16 Haziran 1961 günü yapýlan toplantýda, çalýþmalar için en uygun yerin, (bugünkü TÜLOMSAÞ) Eskiþehir Demiryolu Fabrikalarýnda dökümhane olarak yapýlýp kullanýlmayan bir bina, en uygun yöntemin de elden geldiðince çeþitli tipten otomobil yapýsýný yakýndan inceleyerek fikir edindikten sonra, yapýlacak tipin boyutlarý, motor, þanzýman vb. öteki grup ve parçalarýnýn nasýl tasarlanýp imal edileceði üzerinde durulmasý olduðu sonucuna varýldý.

Ýþyeri olarak seçilen atölyenin hazýrlanmasý için Eskiþehir’ e talimat verildi ve otomobili olanlarýn 19 Haziran’ da Eskiþehir’ de bulunmalarý istendi. Dökümhane binasý zemini, lokomotif kazanlarýnda kullanýlmak üzere alýnan saç levhalarla döþendi. Kapýnýn üzerine, kocaman rakamlarla kaç gün kaldýðýný gösteren bir levha asýldý. Projenin bitimine dek bu levha, her gün bir azalarak, sonuna kadar orada kaldý. Atölyede bir baþ üstü gezer vinç, çeþitli bankolar ve bir toplantý masasý vardý. Yakýnýnda bir de çay ocaðý bulunan bu masa dört ay süreyle hem toplantýlar, hem dinlenme, hem de gerektiðinde çalýþma masasý olarak kullanýldý.

Atölyede yapýlan ilk toplantýda “ Yönetim Grubu “ açýklandý. Genel Müdür Yardýmcýsý Emin BOZOÐLU baþkanlýðýnda, Fabrikalar Dairesi Baþkaný Orhan ALP, Cer Dairesi Baþkaný Hakký TOMSU, Cer Dairesi Baþkan Yardýmcýsý Nurettin ERGUVANLI, Eskiþehir Demiryol Fabrikalarý Müdürü Mustafa ERSOY, Adapazarý Demiryol Fabrikasý Müdürü Celal TANER, Ankara Demiryol Fabrikasý Müdürü Mehmet NÖKER’ den oluþan grupta iki de emekli subay vardý: Genel Müdürlük Müþaviri Hüsnü KAYAOÐLU ve Necati PEKÖZ. Ardýndan çalýþma gruplarý belirlendi: Dizayn, motor-þanzýman, karoseri, süspansiyon ve fren, elektrik donanýmý, döküm iþleri, satýn alma iþleri ve maliyet hesaplarý gruplarý.

Önce otomobilin ana hatlarý saptandý. Dört ila beþ kiþilik, toplam 1000-1100 kg-aðýrlýðýnda, orta boy denilebilecek bir tip üzerinde mutabýk kalýndý. Motor 4- zamanlý ve 4 silindirli olmalý, 50-60 BG vermeliydi.

Karoseri için hazýrlanan 1:10 ölçekli maketlerden seçilen birinin 1:1 ölçekli alçý modeli yapýldý. Karoserin damý, kaput ve benzeri saçlarý, bu modelden alýnan kalýplarla yapýlmýþ beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Bir yandan da Willy’s Jeep, Warswa, Chevrolet, Ford Consul, Fiat 1400 ve 1100 motorlarýnýn incelenmesinden sonra Warswa motoru örnek alýnarak yandan supaplý bir 4- silindirli motorun gövde ve baþlýðý Sivas Demiryolu Fabrikasýnda dökülüp, Ankara Demiryolu Fabrikasýnda iþlendi. Piston, segman ve kollarý Eskiþehir’ de yapýldý. Motor Ankara Demiryolu Fabrikasýnda monte edildi. Frenlemede 40 BG’ den fazla güç alýnamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikasý ayný gövde ve krank milinden yola çýkarak baþka bir tip geliþtirdi. B- motoru adý verilen üstten supaplý bir üçüncü motorda Eskiþehir’ de imal edildi.
Süspansiyon grubu ön takýmlar için “ Mc Pearson “ sistemini önerdi ve numuneye göre Eskiþehir’ de imal edildi.

Eylül sonlarýna doðru ön ve arka camlarý piyasada bulunabilenlere intibak ettirme zorunluluðu nedeniyle modele göre biraz deðiþtirilmiþ, iki gövde çakýlmýþ ve biri A, öteki B tipinden iki ayrý motor hazýrlanmýþ bulunuyordu. Þanzýmanlar, Ankara Fabrikasýnca tümü yerli olarak yapýlmýþtý.

Montaja geçildiðinde karþýlaþýlan en büyük sorun, gövde – motor uyumunu saðlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarýný yerleþtirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktý. Ayarlý direksiyon önerisi kabul edilmedi. Ýki yýl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu.

Nihayet Ekim ortalarýnda Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazýr duruma gelebildi. Elektrik donanýmý ile diferansiyel diþlileri, kardan istavrozlarý ve motor yataklarý ile cam ve lastikleri dýþýnda tüm parçalarý yerli idi.

Bir yandan bu ilk otomobilin yol tecrübeleri sürdürülürken bir yandan da Cumhurbaþkaný’ na sunulmak üzere B- motoru ile donatýlan ikinci otomobilin yetiþtirilmesine çalýþýlýyordu. Siyah renkteki bu 2 numaralý Devrim’ in son kat boyasý ancak 28 Ekim akþamý vurulabildi. Pasta ve cilasý Ankara’ ya sevk edilirken gece trende yapýldý. Buharlý lokomotiflerle çekilen trende bacadan sýçramasý muhtemel kývýlcýmlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depolarý boþaltýldý.

Tren sabaha karþý Ankara’ ya ulaþtý. Ýki Devrim Otomobili o zamanlar Sýhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikasý’ na indirildi. Manevra imkaný saðlamak için depolarýna yalnýzca birkaç litre benzin kondu. Asýl ikmal sabahleyin Sýhhiye’ deki Mobil Benzin Ýstasyonundan yapýlacak, sonra da Meclis’ e gidilecekti.

29 Ekim sabahý, Devrimler motosikletli oldukça kalabalýk bir trafik ekibinden oluþan eskortun arasýnda yola çýktý. Çýktý ama, eskorttakiler, benzin alma iþinden haberleri olmadýðý için, Mobil’ e uðramadan yola devam ettiler. Meclis’ in önüne gelindiðinde durum anlaþýldý, acele getirilen benzin 1. Arabaya kondu. 2 numaraya konacaðý sýrada Cemal Paþa Meclis’ in önüne gelmiþ ve Anýtkabir’e gitmek üzere 2 numaralý Devrim Otomobiline binmiþti. Yola çýkýldý. Fakat 100 m. Kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paþa’ nýn “ Ne oluyor ? “ sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rýfat SERDAROÐLU “ Paþam, benzin bitti. “ cevabýný verdi. Paþa’ dan özür dilenilerek 1 numaralý Devrim’ e geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paþa Anýtkabir’ e bu otomobil ile gitti. Ýnerken ünlü “ Batý kafasýyla otomobil yaptýnýz ama, doðu kafasýyla benzin ikmalini unuttunuz ” sözlerini söyledi.

Ertesi gün bütün gazetelerin söz birliði etmiþçesine “ 100 metre gidip bozuldu “ baþlýðýný attýklarý 2 numaralý Devrim, ayný gün Hipodrom’ daki geçit törenine katýlýyor, ne bundan, ne de Cemal Paþa’ nýn Anýtkabir’ e bir baþka Devrim otomobili ile gittiðinden söz ediliyor; yalnýzca haber, yorum ve fýkralarda harcanan bunca paranýn boþa gittiðinden dem vuruluyordu. Oysa ayný yýl Tarým Bakanlýðý bütçesine konmuþ bulunan “ At neslinin ýslahý “ için 25 Milyon TL. ödenek ve sonucundan kimse söz etmiyordu.


Karoseri Grubundan Y.Mühendis
Salih Kaya SAÐIN’ ýn
Yazýsýndan derlenmiþtir.
__________________
           
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #2 : Temmuz 10, 2009, 09:25:00 S »

 Refik Erbaþ'la ropörtaj....
Refik Erbaþ’a “devrim arabalarý”ný, genç bir iþçiyken yaþadýðý “otomobil sevdasý”nýn öyküsünü anlattýrdýk. o günlerin heyecanýný yeniden yaþadýk.

-ddy’de çalýþmaya nasýl ve ne zaman baþladýnýz?
-ben 1943 yýlýnda doðdum, 1956 yýlýnda yani 12 yaþýmdayken ddy eskiþehir cer atölyesinde bulunan demiryolu çýrak okulu’nda öðrenime baþladým. burada eðitim görürken ayný zamanda ddy motor atölyesinde çalýþýyorduk. hocalarýmýz genellikle yüksek makine mühendisleri ve teknikerlerden oluþuyordu. hem çalýþýyor hem de okuyorduk. öðrendiklerimizi uygulama þansýmýz vardý. onun için çok þanslýydýk.

1960 yýlýnda makine okulun motor bölümünden mezun oldum. ddy eskiþehir motor atölyesinde çalýþmaya baþladým. o tarihlerde motor tamiratlarý yapýlýyor, piston imalatý markalama sistemi ile motor yataklarý havye ile metal eritilerek raybalama sistemiyle çap iþleniyordu. ben de ustalarýmýn yanýnda bu iþi yapýyordum.

-devrim arabasý projesi nasýl baþladý, siz nasýl dahil oldunuz bu projeye?
-o yýllar türkiye’de sanayi alanýnda dikiþ iðnesinin, bisikletin bile yapýlamadýðý yýllardý. imalat sanayii diye bir þey söz konusu deðildi. tam da bu günlerde, 27 mayýs 1960 ihtilalinden tam bir yýl sonra, askeri ihtilal döneminin tartýþmalarýnýn doruk noktasýnda, dönemin cumhurbaþkaný cemal gürsel tarafýndan ortaya atýldý bu proje. hiçbir araþtýrma yapýlmadan, yukarýdan gelen talimatla, ülkemizin ihtiyacý olan binek arabalarýn yapýlmasý kararlaþtýrýlmýþtý. bu arabalarýn da 29 ekim 1961 cumhuriyet bayramýna yetiþtirilmesi isteniyordu. bu talimat geldiðinde, arabayý yapmak için yalnýzca 4.5 aya yakýn bir süremiz vardý. bu sürede araba yapmak imkansýz gibi görünüyordu ancak emir kesindi ve bu araba yapýlacaktý.

bu vesileyle milli birlik komitesi üyesi sýtký ulay paþanýn akrabasý olan genel müdür yardýmcýsý yüksek mühendis emin bozoðlu baþkanlýðýnda, eskiþehir, adapazarý, ankara, sivas demiryolu atölyelerinden toplanan teknik mühendislerden oluþan bir grup kuruldu. bu grupta 23 mühendis vardý. grup 16 haziran 1961 günü ilk toplantýsýný yaptý ve arabanýn eskiþehir cer atölyesinin (bugünkü adý tülomsaþ) döküm bölümünde yapýlmasýný kararlaþtýrdý.

oysa o sýrada dökümhane bölümünde bir baþ üstü gezer vinç ile bir araba kanalýndan baþka hiçbir þey yoktu. ne bir tezgah, ne pres, ne de torna tefsiye atölyesi bulunmuyordu. böyle bir yerde yaklaþýk 130 günlük bir süre içinde araba üretmek çok zordu. ancak idealistçe ve amatör bir ruhla, çok yoðun bir tempoda çalýþarak bu sonuç alýnabilirdi.

oluþturulan ekipte mühendislerin yanýnda iþçiler de çalýþacaktý. ben de bu iþçilerin arasýndaydým. o sýrada 18 yaþýmdaydým. benim için çok heyecan verici bir projeydi ve orada çalýþmaktan büyük gurur duyuyordum. bu projede küçük de olsa bir emeðimin olmasý o genç yaþýmda beni çok mutlu ediyordu.

-sizinle birlikte iþçi grubundan kimler vardý?
-bu çalýþmalarýn yapýldýðý zaman eskiþehir cer atölyesi müdürü mustafa ersoy‘du. motor atölyesinde birlikte çalýþtýðýmýz yetkili kiþilerden yük. müh. kemalettin vardar bu oluþumun en genç mühendisiydi. devrim projesinden sonra, lokomotif üretimi için eskiþehir fabrika müdürü oldu. çok deðerli biriydi. dizel elektrikli fransýz tipi lokomotiflerin imalatý için, vardar beni 1969 yýlýnda iki aylýðýna staj için fransa’ya göndermiþti.

devrim imalatýnýn baþladýðý yýlda, salih kayasaðýn, ahmet deviren, ismail hakký erdem gibi yetkililerle birlikte çalýþtýk. emekçi grubu olarak saffet gülmez, ismail sapçalar, saim yaðcý, kamil ersoy ve fethi aðabey gibi ustalarýmýzdan çok þeyler öðrendim. onlarýn bana katkýlarýný unutamam.

-çalýþmalarýnýz bildiðim kadarýyla kesintisiz sürmüþ, o yoðun günler nasýl geçti?
-devrim arabasýnýn yapýlmasý sýrasýnda piston sekman, motor kollarý, krank mili, eksantrik mili gibi motor parçalarý eskiþehir‘de, bizim tarafýmýzdan yapýldý. pistonlarýn pim yerlerinin markalama iþlemlerini, motor yataklarýnýn montajlarýný bizzat ben yaptým. montajý yapýlmýþ bir motoru, alýþtýrma ve frenleme düzeni için, sabaha kadar çalýþtýrýp kumanyamý baþýnda yediðimi hatýrlýyorum.

devrim arabalarý için çalýþanlara atölyeye girebilmeleri için birer kart verilmiþti yalnýz kartý olanlar girebilirdi. atölyenin kapý giriþ üstüne, projenin bitimine kaç gün kaldýðýný gösteren bir levha asýlmýþtý. her gün bir sayý düþerek zamanýn önemi vurgulanýyordu.

-aracýn yapýmýna nasýl baþlandý, model olarak ne alýndý?
-araç için altý araba modeli seçildi. bunlar; ford, consul, warþova, fiat, williy’s jeep ve chevrolet’ydi. bu arabalarýn motorlarý söküldü ve kopyalama sistemi uygulandý. motor için warþova ve chevrolet tipi örnek alýnýrken, arabanýn karoseri de consul tipi düþünüldü. karoseri için önce 1/10 ölçekli alçýdan model yapýldý. sonradan ahþap bir maket de yapýldý. kapý ve cam yerleri planlandý daha sonra da beton kalýp yapýlarak kaput, karoser, tavan ve benzeri kaporta parçalarý beton kalýp üzerinde çekiçle modelleþtiridi.

o günlerde pres tezgahý ve kalýp yoktu. hatta kaportacý ustalardan zeki salgýnoðlu ve rýfat ilgaz ile onlarla birlikte çalýþan tekin avver, sanayi çarþýsýndan getirilmiþti. sonradan kadrolu personel oldular. arkadaþým þaban özdemir kaportacý olarak, bugün gedik holding’in sahibi olan halil gedik de kaynak atölyesinin amiri olarak çalýþýyorlardý. çekiçle meydana getirilen kaporta saclarýna ilk kaynaðý o yapmýþtý.

motorlarýn gövde ve baþlýklarý sivas demiryolu fabrikasýnda döküldü. ankara motor fabrikasýnda iþlendi. motor montajlarý da ankara’da yapýldý. eskiþehir’de ise kaporta, suspansiyon gruplarý ile arabanýn montajý baþladý. motor þanzýman, diferansiyel, debriyaj, gaz kolu, fren ve vites kollarýnýn birbirlerine engel olmadan yerleþtirilmesi en büyük sorunlardan biri olarak yaþandý. ben o zamanlar zayýf, ufak yapýlý olduðumdan motor kaporta arasýna, þase, carter ve zemin arasý dar mesafelere beni sokuyorlardý.

-arabanýn montajý bittikten sonra deneme aþamasýnda neler yaþandý?
-arabanýn frenleme testi için bir deneme yaptýk. eskiþehir fidanlýðýný geçtikten sonraki muhacir akçayýrý rampasýný 3. vitesle teklemeden çýkmasýný istiyorduk. eðer o rampayý teklemeden çýkarsa baþarýlý bir not alýrdý. devrim arabasýnýn bu tecrübelerine ben de katýldým. açýk gri renkli 1. devrim arabasýný, eskiþehir’den temelli’ye kadar biz götürdük. temelli’de ankara’dan gelen ekip arabayý teslim aldý. karþýladý. araç böylece karayolundan ankara’ya ulaþtý.

2. siyah renkli araba ise demiryolu üzerinden trenle zar zor ulaþtýrýlmýþtý. birinci araba, kýsa süreli de olsa deneme yapýlmýþtý. ancak ikinci arabada, zaman yokluðundan, deneme yapýlamamýþtý.

-devrim arabasýna karþý kamuoyundaki ilgi nasýldý?
-denemelerimiz sýrasýnda durduðumuz noktalarda vatandaþlarýn yoðun ilgisiyle karþýlaþýyorduk. ancak nedense bize yönelen hemen her soru olumsuzdu. kapýlar iyi açýlýp kapanýyor mu, kaporta kapaðý açýlýyor mu, karbüratör þöyle mi, parçalar yerli mi gibi sorularla karþýlaþýyorduk. ben bu sorulara tepkiyle yaklaþýyordum.

nedense basýn dahil toplumun büyük bir kesimi bu giriþimden ve geleceðinden rahatsýzmýþ gibi davranýyordu. oysa devrim arabalarýnýn yerli olmayan kýsýmlarý, bence zamanýn kýsalýðýndan yapýlamadý, yoksa onlar da yerli olabilirdi.

-arabanýn cumhurbaþkaný gürsel ve diðer devlet yöneticilerine tanýtýmý sýrasýnda yaþananlara da deðinelim biraz.
-biraz önce söylediðim gibi, siyah arabanýn deneme sürüþünü yapamadan trenle göndermiþtik ankara’ya. büyük bir talihsizlik eseri, cemal gürsel o arabaya bindi. basit bir hata, ihmal sonucunda, o arabaya benzin koymak kimsenin aklýna gelmedi. batý kafasýyla yaptýðýmýz iþi doðu kafasýyla mahvettik. ne derseniz deyin ama bu kadar kýsa bir sürede, hiçbir plan, proje olmadan, büyük bir çoðunluðun peþin hükümle olumsuz bakmasýna raðmen, devrim arabalarý, kolektif bir özveriyle ve baþarýyla sonuçlandý. ancak bence sabote edildi.

-bu ciddi bir iddia. neden böyle düþünüyorsunuz?
-bu projenin devam etmesi ve geliþmesi açýkça engellenmiþtir. ben bunu o günden bu yana bir türlü içime sindiremiyorum.

devrim arabalarý yapýmý projesinin 4,5 aylýk kýsa bir sürede sonuçlanmasý, tek kelimeyle mükemmel bir sonuçtu. ancak kamuoyuna bir türlü olumlu yansýtýlamadý. tam tersine bazý olumsuzluklar abartýlmaya baþlandý. ‘yolda kalan araba’ diye dalga geçildi, devamýnýn önü kesildi.

devrim arabalarý aslýnda adý gibi gerçekten bir devrimdi. ancak belki de adýnýn “devrim” olmasý, bir ihtilal çaðrýþýmý yapmasý etken olmuþ olabilir diye düþünüyorum. 1960 ihtilalinin sýcaklýðýnýn yaþandýðý bir dönemde, toplum içine sindiremediði askeri yönetimin talimatýyla yapýlan bu projeye karþý çýktý.

ayrýca o dönemlerde ülkemize araba satýþý yapan abd, ingiltere, fransa, almanya, ve italya gibi ülkelerin de tabii ki iþine gelmemiþtir. eðer biz bu baþarýlý yola devam etseydik, türkiye ve çevresi araba pazarýný etkileyeceðinden, bu iþ baþladýðý gibi bitmeliydi. öyle de oldu. aradan birkaç yýl sonra yabancý sermaye olan ford’un giriþimiyle ilk yerli araba olan anadol’un üretimine baþlandý. projeyi resmen bu ülkeler engelledi bence.

-bugünden baktýðýnýzda, bu proje için neler düþünüyorsunuz? projenin sinemaya uyarlanmasý sizi mutlu etti mi?
-sonuçta herkesin peþin hükümle baktýðý bir proje, bence baþarýyla sonuçlandý. sonradan fabrikayý gezen bazý heyetler, arabanýn üretildiði yeri görünce adeta þoke oldular. bu kadar kýsa bir sürede, bütün bu imkansýzlýklara raðmen gelinen nokta herkesi þaþýrtýyordu. ancak bu benzin konusu, projenin hüsranla sonuçlanmasýna neden oldu.

oysa dünya otomotiv sanayiinin öncülerinden biri olan henry ford bile ilk yaptýðý deneme arabasýnda geri vitesi koymayý unutmuþtu. ancak o geri çekilmeden hatasýný düzeltip yoluna devam etti ve otomotiv devlerinden biri oldu. eðer geri vitesi biz unutsaydýk, tam anlamýyla yanmýþtýk. oysa biz yalnýzca benzin koymayý unuttuk. bu durumda projenin devamý ve geliþmesi bitirildi. onunla da kalmadý, büyük bir inançla ve özveriyle, kolektif bir oluþumla ve o günün þartlarýnda bu kadar kýsa bir zamanda devrim arabasýný yapanlara ve emeði geçenlere kimseden bir teþekkür bile gelmedi.

devrim arabalarý filminin yönetmeni sayýn tolga örnek’in yaptýðý bu film, unutulmaya mahkum edilen bu tarihi olayýn tekrar gündeme getirilmesini saðladý. bize de anýlarýmýzý anlatmamýz için imkan verdi.

aradan geçen 47 yýla raðmen, o günleri düþündüðümde hala duygulanýyorum, gözlerim doluyor. o günkü insanýmýzýn idealizmini bugün göremediðim için üzülüyorum. böyle bir projede yer aldýðým için gerçekten çok gururluyum. o projede yer alan 23 seçkin mühendis grubu ile çalýþan emekçi grubunun yüzde 80’i bugün hayatta deðiller. onlara allah’tan rahmet diliyorum. anýlarý önünde saygýyla eðiliyorum. nur içinde yatsýnlar. hayatta olanlara da saðlýklý ve mutlu günler diliyorum.

ALINTI

               
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #3 : Temmuz 10, 2009, 09:26:53 S »

                                     75`ine geldi, Devrim öfkesi dinmedi

                 


Türkiye`nin ilk yerli otomobili Devrim`i 129 günde üreten 23 mühendisin en genci Kemalettin Vardar, `Devrim, namus davamýzdý` dedi.

DÖNEMÝN Cumhurbaþkaný Cemal Gürsel`in 1961 yýlýnda verdiði talimatla Türkiye`nin ilk yerli otomobili Devrim`i 129 günde üreten 23 mühendisten artýk sadece 8`i hayatta. Tamamlandýktan sonra meclisin önünde teklemesi nedeniyle `Yolda kalan araba` olarak anýlan Devrim otomobilleri projesinin en genç mühendisi Kemalettin Vardar, `Devrim bizim için `yapamazsýnýz` diyenlere karþý bir namus davasýydý. Yaþadýðýmýz birçok þey hiç de kolay olmadý. 75 yaþýndayým ve hálá çok öfkeliyim` dedi.

Talebe hiç þaþýrmadýk

Kemalettin Vardar yýllar sonra Tolga Örnek`in yönettiði Devrim Arabalarý filmi ile yeniden gündeme gelen Devrim`in hayata geçiþ hikayesini þöyle anlattý: `Demiryollarýnda mühendisken Cemal Gürsel`in talimatýyla bizden yapmamýz istenen proje aslýnda bize gelmeden önce birçok aþamadan geçmiþ. Ancak bir türlü sahibini bulamamýþ. Ulaþtýrma Bakanlýðý`nda bir süre sümen altýnda bekledikten sonra Devlet Demiryollarý bu ilk yerli otomobil projesine el atmýþ. Bizi toplayýp Cemal Aga`nýn talimatýný okuduklarýnda inanýn hiç þaþýrmadýk. Tek endiþe uyandýran zaman meselesiydi. Saate karþý yarýþýyorduk. Zaman kaybetmeden hemen baþladýk.`

Nedeni benzin olamaz

Devrim`in meclisin önünde ilk kez halkla buluþtuðu gün dönemin Cumhurbaþkaný Cemal Gürsel içindeyken yolda kalýþ nedeninin hiçbir zaman araþtýrýlmadýðýnýn altýný çizen Vardar, `Otomobil yolda kaldýktan sonra projeyi her zaman savunan Cemal Aga duygusallaþtý. O ilgisini kesince de bir daha sorunun neden kaynaklandýðýna bile bakan olmadý. Paþanýn bindiði otomobili kullanan Rýfat Serdaroðlu çok titiz bir adamdý. Araca benzin koymamýþ olmasý imkansýz. Sorun iki þeyden kaynaklanmýþ olabilir. Birincisi biz baþlangýçta otomobilin 800-850 kilo olacaðýný düþünmüþtük. Ancak 1 tonu geçtik. Bunun üzerine motoru `ya yetmezse` düþüncesiyle tadil ettik. Ama motor yetersiz kalmýþ ve otomobili kullanan Rýfat`ýn sürüþüne de yansýyan heyecaný nedeniyle boðulmuþ olabilir. Ya da benzin deposu ile gösterge arasýndaki baðlantýda da bir sorun yaþanmýþ olma ihtimali de var.`

Herkes sýrt döndü

Devrim projesi kapsamýnda 129 günde 4 motor, 3 de otomobil yapýldýðýný ifade eden Vardar þöyle devam etti: `Ne yazýk ki üçüncü otomobil tamamlanamadý ve merasime yetiþmedi. Törene sadece iki otomobil katýlabildi. Aslýnda paþaya emin olduðumuz birinci otomobili vermek istedik. Ama Paþa siyah otomobili istedi. Bu iþin karþýsýnda olanlar hiç ses çýkarmaz, hep pusuda beklerlerdi. `Devrim yolda kaldý` deyip çizgiyi çektiler. Paþa da duygusal bir adam. Projeyi olduðu yerde terk etti. Bizim proje öldü. Herkes arkasýný dönüp gidince bizim yaptýðýmýz üçüncü motor demiryollarýnýn bazý istasyonlarýnda elektrojen dizel hale getirilip aydýnlatma kaynaðý olarak kullanýldý. Bir otomobil de Eskiþehir`de çalýþýr durumda. Ama kimse bunlardan bahsetmez. Hálá devrim yolda kalmýþtýr.`

Turgut Özal`ý reddettik lokomotif ithal edilmedi

KEMALETTÝN Vardar, 2 bin 500 beygir gücünde lokomotif üretimine baþladýktan sonra bir gün Ankara`ya çaðrýldýklarýný aktarýrken, burada dönemin Devlet Planlama Teþkilatý Müsteþarý ve eski Cumhurbaþkaný Turgut Özal ile yaþadýðý anýyý þöyle anlattý: `Turgut Özal Ankara`daki toplantýda bize bir yazý okudu. Yazýya göre, Ýskenderun-Libya arasýnda maden cevheri taþýnacaktý. Bunun için de 5 bin beygirlik lokomotiflere ihtiyaç vardý. Bizden bunu yapamayacaðýmýz yönünde imza almak istediler. Bu yolla ithalatýn yolu açýlacaktý. Ben çýkýp `Biz Yaparýz` dedim. Özal benim için `Kim bu?` diye sordu. Eskiþehir müdürü olduðum da söylenince, `Ne getiriyorsunuz bunu. Tabii böyle konuþacak` diye tepki gösterdi. O akþam genel müdürümüz çok acele bir iþ dolayýsýyla aniden Fransa`ya gitti. Sonunda proje yapýlmadý. Zaten durumdan vazife çýkartýlan havadan geliþtirilmiþ bir projeydi.`

Arabanýn yolunu kesip kaputunu öpenler oldu

DEVRÝM`in meclisin önünde teklemesinin ardýndan kendileriyle doðrudan ve dolaylý yoldan çok kez alay edildiðini dile getiren Kemalettin Vardar, proje öncesinde gördükleri desteðini ise þöyle anlattý: `Devrim ile Ankara-Sivrihisar ve Polatlý arasýnda deneme sürüþleri yapardým. Zaman zaman beni yoldan çevirip arabanýn kaputuna sarýlan ve aðlayanlar çok olurdu. `Bu arabanýn kapýsý açýlsa açýlmaz, kapansa kapanmaz` diye söylentiler dolaþýrdý. Yolda beni durdurup kapýyý defalarca açýp kapatan ve bir yandan da `Hani kapanmýyordu` diye isyan edenlere de çok kereler rastladým. Ama sonunda herkes Devrim`e sýrt döndü. Eðer 1965`te röportaj için gelseydiniz kimse sizinle konuþmazdý. Herkes `lanet olsun` diyecek noktadaydý.`

Projede hangi mühendisler çalýþtý

TÜRKÝYE`nin ilk yerli otomobil projesi Devrim`de çalýþan 23 mühendisin isimleri þöyle: `Kemalettin Vardar, Hamdi Tahýllýoðlu, Samim Özgür, Ýsmet Özkan, Mustafa Seyrek, Hasan Dinçel, Mustafa Sidal, Yavuz Yücel, Emin Bozoðullu, Orhan Alp, Hakký Tomsu, Nurettin Erguvanlý, Mustafa Ersoy, Celal Taner, Mehmet Bekar, Özcan Türer, Kemal Elagöz, Gültekin Sabuncuoðlu, Salih Kayasaðýn, Rýfat Serdaroðlu, Þecaattin Sevgen, Faruk Akyol, Hamit Ýþeri.`

Çok alay eden oldu

KEMALETTÝN Vardar, `129 günde hiç otomobil görmemiþ mühendisler olarak ilk yerli otomobili nasýl yaptýnýz` sorumuza `Biz yaparýz arkadaþ` yanýtýný verirken, þöyle konuþtu: `Projenin teklemesinde herþey güvensizlikten kaynaklandý. Türkiye`de kimse ne bize, ne de kendisine güvenmiyordu. Devrim mecliste tekledikten sonra, bizimle dalga geçen de çok oldu. Ama biz hep iyi bir otomobil yaptýðýmýzý biliyorduk` dedi.

Bizi Ýsrail`e göndermediler Anadol 500 kapasiteyle çýktý

BU projeden sonra yine bir otomobil projesinde çalýþtýðýný ifade eden Kemalettin Vardar askeri hükümetin son dönemlerinde ortaya çýkan bu projeyi þöyle anlattý: `Ýsrail`den Sabre marka otomobillerin temsilcileri geldi. Bu otomobillerin tüm mekanik aksamý Ýngiltere`den getiriliyordu. `Biz size bütün kalýplarý verelim. Size imalatý gösterelim` dediler. Bu bize de çok enteresan geldi. Ýsrail`e gitmek için izin istedik. Ama reddedildik. Sonra bizim reddedildiðimiz bu proje sayesinde `Anadol`lar çýktý. Bize getirilen eleþtirilere raðmen Anadol 500 kapasite ile kuruldu ve yaþadý. Ama bizde Fetva 20 bin diye çýkmýþtý bir kez.`

Eline saðlýk diyen olmadý

DEVRÝM projesi gerçekleþirken bahsedildiði gibi bürokratlardan herhangi bir olumsuz tepki görmediklerini dile getiren Kemalettin Vardar, `Ýþin sonuna kadar bize `Hadi çocuklar` diye destek oldular. Ýþ bitince `Elinize saðlýk çocuklar` diyen olmadý, o ayrý. Ödül olarak beni Ýtalya`ya yolladýlar. Teselli anlamýnda teknik adam sýfatýyla tren teslim almaya gittim.`

Tükendiðimi hissettim iki kez istifa ettim

ÇALIÞMA hayatý boyunca demiryollarýndan iki kez istifa ettiðini dile getiren Kemalettin Vardar otomobil projesinin ardýndan Eskiþehir`deki fabrikanýn müdürü olup ilk yerli lokomotifin üretilmesi için çalýþmalara baþladý. Ancak fabrikalarýn Ankara`ya baðlý olmasý nedeniyle bir türlü hýzlý bir karar mekanizmasý oluþmamasýna kýzan Vardar, lokomotif üretimi daha hayata geçmeden istifa etti. Ayrýldýktan sonra 7 ay sonra Eskiþehir fabrikasýný özerk hale getirip kendisini yeniden müdür yaptýklarýný anlatan Vardar þunlarý söyledi: `Orada 3 sene daha kaldým. Ýlk lokomotifler çýkýp herþey üretilebilir pozisyona gelince de yeniden ayrýldým. Çünkü tükendiðimi hissettim. O beþ yýllýk dönemde çok yoruldum. Lokomotif projesinde Devrim`in çok daha ötesinde zorluklar gördüm.`

Ýki otomobil daðýttýk Chevrolet`yi kopyaladýk

DEVRÝM projesini hayata geçirmek için iki otomobil daðýttýklarýný söyleyen Kemalettin Vardar, þöyle konuþtu: `Projedeki mühendislerden sadece ikisinin arabasý vardý. Arabasýný Eskiþehir`e getiren de bir tek Salih Kayasaðýn olmuþtu. Hayatýmýzda hiç otomobil incelemediðimiz için Salih`in teklifiyle ona ait olan Fiat`ý daðýttýk. Sonra bir de Varþova satýn aldýk. Onun da motorunu inceledik. 6 silindirli Chevrolet motor bulduk. Bu motoru keserek 4 silindirli hale getirdik ve kopyaladýk. Varþova da zaten Chrysler`i çalmýþtý. Ayný Chrysler parçalarýný alýp kendi motoruna koymuþtu. Kimse Varþova`ya laf söylemezdi. Ama biz yapsak, bizi katlederlerdi. Projede en büyük kazýðý Salih yedi. Otomobiller tamamlandýktan sonra bir aya yakýn kendi otomobilini toplamak için orada kaldý.
__________________


               
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #4 : Temmuz 10, 2009, 09:28:22 S »

Yazýnýn baþlýðý son günlerde vizyona giren bir filmin adýný taþýyor. Filmin ilk fragmanlarýný izlediðimde etkilenmiþ ve heyecanlanmýþ idim. Ama yönetmeni Tolga Örnek’in Gelibolu Belgeseli ve belgesel ile ilgili tartýþmalardaki görüþleri nedeniyle yine de aklýmda kimi kuþkular vardý.


Uzun yýllardýr Türkiye’nin sanayileþme tarihini merak ederek çalýþan ve bu süreç içerisinde “Devrim Otomobili”ne ait yazýlý çizili ne var ise zamanýnda okumuþ ve arþivlemiþ birisi olarak 25 Ekim günü filmi izledim. Çok beðendiðimi ve içinden geçtiðimiz konjonktürde izlenilmesi ve izlettirilmesinde sonsuz yararlar gördüðümü baþtan ifade etmek istiyorum.

Hele “Mustafa” bu kadar gündemde iken…

Filme geçmeden önce 1997 yýlý Aðustos ayýnda bir öðrenci projesi olarak çekilmiþ belgeselden bahsetmek yerinde olacaktýr. Belgeselin adý “Devrim”. Anadolu Üniversitesi Ýletiþim Bilimleri Fakültesinden dört genç (Fulten Ersun, Funda Erzurum, Görkem Kiriþ, Didem Yýlmaz) tarafýndan yapýlmýþ müthiþ bir film

. Devrim Otomobilinin imalatçýlarý arasýnda yer alan gerçek aktörlerin kendilerinden dinleyecek, yýllar geçse de konu “Devrim” olunca o günkü heyecanlarýndan hiçbir þey yitirmediklerini göreceksiniz.

“Devrim Arabalarý” bugünlerde çok ihtiyacýmýz olan “azim” “imal etme iradesi ve inancý” ve de “birbirine inanan insanlarýn neleri baþarabileceðini” ayrýca “biz istesek de yapamayýzcýlara karþý gösterilen direncin” gerçekte de bu topraklarda yaþanmýþ bir baþarýnýn öyküsüdür. Hikâye, bu aracý üretme görevini üstlenmiþ 23 mühendisin kariyerlerini ve aile hayatlarýný riske atarak girdikleri bu üretim macerasýnda zamanla, yoklukla, politikayla, karþýlarýna çýkan sayýsýz engelle mücadelelerini anlatýr.

Aslýnda anlatýlan bir inanç ve azim öyküsüdür. “Devrim Arabalarý” Türk mühendisinin ve iþçisinin, 20 sene öncesine kadar toplu iðne dahi üretemeyen bir ülkede kalkýþtýklarý bu meydan okumayý, bugün her þeye kolayca sahip olan nesillere, idealist zihniyeti ve zaferi de aktararak yaþattýklarý bir birlik ve baþarý öyküsüdür.

Gelelim filmin usta oyuncularýna: Oyuncular için söylenecek söz yok bence. Her biri üstlendikleri rolü, projenin tarihsel sorumluluðu dâhilinde bence baþarmýþlar. “Yürekten” kutlamak gerektiðini belirtmeliyim. Zira bu ekip gerçekten “yüreðini” ortaya koymuþ.

GÜNDÜZ - Taner Birsel: -Hafif sýradýþý, tarihe, bilime, sosyolojiye meraklý bir asker mühendis. Geçmiþte de zor ve imkânsýz projelerde çalýþmýþ; bunlarýn çoðunu baþarmasýna raðmen ülkenin, perde arkasýndaki güçleri bu projelerin çoðunun iptaline neden olmuþ. O, yine de heyecanýný kaybetmemiþ, projeleriyle ülkeye faydalý olabileceðine inanmýþ, idealizmini korumuþ. Devrim projesi onun çocuðu gibi. Projeye ve ekibe herkes ve herþeyden çok o inanýyor.

HAYAT - Ali Düþenkalkar: -Çok titiz, çok panik, sürekli terleyen sürekli endiþelenen biri… Herþeyi ince ince hesap ediyor. Nitekim projenin muhasebesi ona emanet. Kuruþu kuruþuna herþeyi takip ediyor. Arabasý paramparça edilmiþ olmasýna raðmen projeye inancý tam.

UÐUR - Halit Ergenç -Amerika eðitimli, klasik müziðe meraklý tedbirli, sakin, hiçbir zaman aþýrý tepki vermeyen bir mühendis. Türk sigarasý fazla öksürttüðü için içemiyor, bunun yerine Amerikan sigarasý tercih ediyor. Herkes çay içerken o kahveyi tercih ediyor. Çalýþma tulumunun altýna þýk bir fular takabilecek kadar da titiz ve þýk bir adam. Motor konusunda uzman…

CEMAL GÜRSEL - Sait Genay: -Devlet Baþkaný. Askeriye’de ve MBK’de Cemal Aga olarak biliniyor. Tören günü onun için herþeyin kesinleþeceði, fikir babasý olduðu projeyi tüm Türkiye ile paylaþacaðý an. Bunun hem heyecanýný hem de korkusunu yaþýyor.

RECEP USTA - Altan Gördüm: -Ýri yarý, güçlü, sert ifadeli biri… Sözünü sakýnmayan tavrý yüzünden, projeye geçinceye kadar fabrikanýn “sürgün” bölgesinde çalýþýyordu. Alaylý; mühendislerle korakor mücadele edebilecek kadar bilgili. Ýnatçý. Bir þeye kafayý taktý mý çözünceye kadar býrakmýyor.

SUNA - Vahide Gördüm: -Gündüz’ün 25 yýllýk eþi. Güçlü, içinde bulunduðu mekâný dolduran bir kiþiliði ve varlýðý var. Hayatý boyunca Gündüz’ü destekleyen, onun hayallerine koþmasýna yardýmcý olan kadýn olmuþ. Ama bu projede artýk çok yorgun. Yine ayný kötü þeylerin olacaðýný, yine Gündüz’ün projede çalýþmaktan onunla hiç ilgilenemeyeceðini; sonunda da kalbi kýrýk hevesi kaçmýþ Gündüz’ü teselli etmek zorunda kalacaðýný biliyor.

NiLÜFER - Seçil Mutlu: -Heyecanlý, cývýl cývýl bir mühendis eþi… O kadar doðal o kadar sýcak ki bazen her aklýna geleni, ortamýna bakmadan söyleyebiliyor. Kocasýna düþkünlüðüne bugünlerde yeni doðacak çocuðunun da heyecaný eklenmiþ durumda. Sevecenliðiyle, ekibe verdiði destekle herkesin gözdesi haline gelir.

ÝSMET - Serhat Tutumluer: -Dahi derecede akýllý, arabalara takmýþ bir mühendis. Bir kez baktýðý motoru bütün detaylarýyla çizebilecek kadar konuya hakim. Bu projede Gündüz’ün en güvendiði adam. Hatta Gündüz’ün bu projeye giriþ sebebi.

NECÝP - Onur Ünsal: -Projenin en genç mühendisi… Zaten bu yüzden ona ayakçý muamelesi yapýlýyor. Ama o halinden memnun. Çok zeki ve idealist mühendislerle birlikte çalýþtýðýnýn farkýnda. Gündüz’e hayran. Eþi 6 aylýk hamile. Bu yüzden onu gecenin bir yarýsý elma ararken görmek sýradan bir olay.

SAMÝ - Uður Polat:-Kötü karakter gibi duruyor ama onun da kendine göre gerekçeleri var. O da mühendis. Hatta iyi bir mühendis. Þimdi müsteþar seviyesinde bir bürokrat. O da vatansever. Ama araba konusunda inançsýz. “Kardeþim, toplu iðne yapamýyoruz ne arabasý… Bu, devletin parasýný çarçur etmekten baþka bir þey deðil!” düþüncesinde…

LATÝF - Selçuk Yöntem: -Yetenekli, tecrübeli, pratik düþünen ama huysuz biri. Bütün proje boyunca bir yandan söylenirken bir yandan da iþ yapýyor. Gündüz’le aralarýnda daha önce baþarýsýzlýða uðrayan bir projede çalýþtýklarý için kader ortaklýðý var. Yaþý ve kilosu, saðlýkla ilgili sorunlara gebe.

ENDER - Cengiz Bozkurt-Nerede ilginç bir haber varsa onun peþinde koþan, haberi herþeyin üstünde tutan, sözünü kimseden esirgemeyen yaman bir gazeteci. Ankara’daki tartýþmalarda Devrim projesinin ilginç tartýþmalara gebe olacaðýný hisseder ve yazdýðý makalelerle ortalýðý alevlendirir.

ERHAN - Levent Can:-Sami’nin bürokratlarýndan. En baþta projenin en ateþli muhaliflerinden biri. Ancak projenin ilerlediðini Eskiþehir’dekilerin azmini ve baþarýlarýný gördükçe git gide projeye inanýr.

Devrim Otomobilinin gerçek öyküsünün filme konu olan kurgusunda öne çýkartýlan hususlarý gelin birlikte Synopsisten okuyalým:

“Yýl 1961. Otomotiv Endüstri Kongresi sonrasý verilen davette iþadamlarý, gazeteciler, bürokratlar, Devlet Baþkaný Cemal Gürsel ülkenin kalkýnmasýnýn durumunu tartýþmaktadýrlar. Cemal Aga sinirlenip bu ülkenin otomobil bile imal edebileceðini söyler. Bir anda bu iddia ciddi bir meydan okumaya dönüþür. Paþa emrini verir. Yaklaþmakta olan Cumhuriyet Bayramý’na ilk yerli otomobil yetiþecektir! Neredeyse imkânsýz bu görevi hem gerçekleþtirebilecek hem de kabul edecek kiþi aranýr. Gündüz Serter’de karar kýlýnýr. Vatana hizmet duygusuyla tereddütsüz görevi kabul eden Gündüz Bey güvendiði mühendislerden oluþan bir ekip kurar.

Yaklaþýk 130 günde sýfýrdan bir otomobil imal edeceklerdir. Otomobilin gösterileceði 29 Ekim tarihine kadar neredeyse hiç görüþmemek üzere ailelerinden ayrýlan ekip, Eskiþehir’de kendilerine tahsis edilen eski bir atölyede buluþur. Araba yapmak için gerekli özel bir makine, tesisat olmadýðý gibi basit bir vinç ve küçük el aletleri dýþýnda hiçbir þeyleri yoktur. Güya devlet eliyle yapýlan bu projeye Baþkan dýþýnda herkesin muhalefet ettiði buradan bile bellidir. Zaten daha proje bütçesi onaylanýrken muhalifler neredeyse yarýsýný kýrpmýþ, “alt tarafý bir otomobil için” 900 bin lirayý uygun görmüþtür. Görünen o ki, ekibin uðraþacaðý tek þey arabanýn imalatý olmayacaktýr. Baþkanýn danýþmaný Sami Bey tavrýný daha ilk günden koymuþtur. Bir baþka muhalif grup da basýndýr. Her gün projeyle ilgili olumsuz bir haber çýkmaktadýr.

“Pahalý, lüzumsuz” bu proje için kullanýlan en hafif sýfatlardýr. Uzun araþtýrmalar ve teknik toplantýlardan sonra nasýl bir araba yapýlacaðýna karar veren ekip, imalata geçtiðinde makine parký eksikliðini fazlasýyla hisseder. Aslýnda arabadan önce yapýlmasý gereken, arabayý yapacak makinelerin yapýlmasýdýr. Ancak buna zaman yoktur. Ekip herþeyi pratik çözümlerle, þartlarý zorlayarak halleder. Zaman ilerledikçe proje esnasýnda tanýþanlar dost olurlar, birbirini tanýyanlarýn da dostluklarý pekiþir. Ortak amaçlarý onlarý bir aile haline getirir.

Zor þartlarda, aksiliklerle son günlere yaklaþýlýrken ilk arabanýn marþýna basýlýr. Bu geliþme, projeyi takip eden herkesi þaþýrtmýþtýr. Özellikle, projeyle çok alay eden gazeteciler ve projenin gerçekleþmemesi için elinden geleni yapan Sami ve yandaþlarý. Uykusuz geçen son hafta ile birlikte bir araba daha imal eden ekip, ertesi gün Ankara’da Paþa’nýn huzuruna çýkacak arabalarý 28 Ekim gecesi trene yüklerler.

Devrim, ilk ve son yolculuðuna hazýrdýr.”

Devrim Otomobili görücüye çýkarken

Biri bej diðeri siyah iki adet Devrim'in benzin depolarý buharlý lokomotifin bacasýndan çýkacak kývýlcýmlarýn yaratacaðý tehlike nedeniyle boþaltýlmýþtýr. Arabalara, bir kilometre ötedeki Shell istasyonuna gitmeye yetecek kadar, bir iki litre benzin konmuþ ancak kraldan çok kralcý yüksek bürokratlarýn aceleciliði, konvoya eþlik eden motosikletli polislerin zamanýnda uyarýlmamasýyla benzin ikmali yapýlamadan TBMM'nin yolu tutulmuþtur.

Cumhurbaþkaný Gürsel siyah arabaya yaklaþýrken Kemalettin Vardar ile Rifat Serdaroðlu gazete kâðýdýndan yaptýklarý huni ile alelacele bulunan bir bidon benzini siyah Devrim'in deposuna doldurmaya uðraþýrlar ama nafile. Kâðýt huninin ýslanýp hamurlaþývermesi ile Kemalettin Vardar'ýn avuçlarýný huni gibi depo kapaðýna tutup, "Dök þunu Rifat geliyor adam, dök þunu" çabalarý da sonuçsuz kalacak, benzin depo yerine yere boþalacaktýr. Gürsel gelip siyah otomobile oturunca, Serdaroðlu çaresizlik içinde, benzinden sýrýlsýklam ellerini pantolonuna silip direksiyona oturur ama siyah Devrim otomobili ancak 200 metre gider, önce bir öksürür, sonra da durur.

Cemal Gürsel sorar: "Ne oldu?" Her zaman sakin, her zaman çelebi Serdaroðlu yanýtlar: "Benzin bitti paþam"... ve Gürsel tarihsel(!) sözünü söyler:

"Batý kafasý ile otomobil yapýyorsunuz ama Doðu kafasý ile benzin koymayý unutuyorsunuz!"

O arada, Nurettin Erguvanlý, Þecaatin Sevgen ve Mehmet Nöker benzin ikmali yapmayý becerdikleri bej Devrim'i çabucak siyah Devrim'in yanýna çekerler ve Gürsel bu arabaya geçer.

Direksiyonunda yüksek mühendis… Bu kýsým; Mahmut Kiper: “Umutlar Benzinle Tükendi” 12 Aðustos 2008, Cumhuriyet – Strateji’den özetlenmiþtir.

Þecaattin Sevgen'in oturduðu bej renkli Devrim-1 Ankara caddelerini, alkýþ ve gözyaþlarý arasýnda aþýp, önce Anýtkabir'e oradan da geçit töreninin yapýlacaðý Hipodrom'a gider ve geçit törenine katýlýr.

Devrim'e ölüm fermaný -Ama 30 Ekim sabahý yayýnlanan tüm gazeteler aðýz birliði etmiþçesine ve galiba Devrim sözcüðüyle bilinçaltý bir hesaplaþmanýn hýnç ve þehvetiyle "Devrim yolda kaldý", "Devrim'in benzini bitti", "Devrim yürümedi",

"Devrim ancak 200 metre yürüdü" baþlýklarýyla çýkarlar.

Devrim'in defteri dürülmüþtü.

Ýzlerken Not Ettiðim Replikler-Cumhuriyet dönemi sanayileþme süreçlerinin bir anlamda ikinci basamaðý olarak kabul edeceðimiz bir dönemin, farklý bir ifade ile Plan mekanizmasý ile ithal ikameci sanayileþme stratejisinin bilinçli bir tercih olarak seçildiði dönemin baþlangýcýna ait bir öyküdür “Devrim Otomobili”. Destekçilerinden daha çok her kesimden muhaliflerinin olduðu bir projedir de ayný zamanda. Ýþte “Devrim Arabalarý” bence bu baðlamý zaman zaman çok becerikli bir tarzda vurgulamýþ.

Gelelim not ettiðim repliklere:

“Bunlar, ülkenin parasýný batýracak” “Bu memleketin olmadýk hayallere verecek parasý yok” “ Ortada bunca menfi durum varken, bu iþi yapamazsýnýz” “Devletin parasý o kadar sahipsiz deðil”

ABD yardým heyetinin iki temsilcisi ile bir Türk Bürokratýn projenin gerçekleþtirildiði CER Atölyesini ziyaretlerinin çýkýþýnda, Türk bürokratýn Amerikalýya dönerek;

- Yapacaklar gibi görünüyorlar demesi üzerine Amerikalý görevlinin;

- Yapmalarýndansa yapmaya inanmalarý, bu inanç daha kötü deðil mi?

“Biz istesekte yapamayýz, devletin parasý o kadar da sahipsiz deðil” diretmelerine karþý filmin sürükleyici karakteri Gündüz Bey:

“Ya yaparsak!...”

Mühendis Ýsmet; “Ben iktisadi hürriyetten bahsediyorum”

Mühendis Necip; “ Biz bu otomobili yapýnca utanacaklar ama”

Tecrübeli kurt mühendis Latif’in çömez Necip’e seslenmesi;

“Türkiye’de hiçbir baþarý cezasýz kalmaz”

Ve yine mühendis Latif;

“Adý DEVR M olan bir otomobilin sokaklarda yürümesine kimse izin vermez”

Yazýyý bitirirken Devrim Arabalarýnýn 29 ana sahnesi için Demir Demirkan’ýn bestelediði ezgilere deðinilmese büyük haksýzlýk olabilirdi. Demirkan’ýn bestelerine Piyanist Solist S. Tuluð Týrpan eþlik etmiþ. Müzikler Prag Flarmoni Orkestrasý tarafýndan canlý çalýnmýþ. Filme Bu dönemle ilgili olarak temel bir baþvuru kaynaðý: Günal Kansu (2004): Planlý Yýllar (anýlarla DPT’nin öyküsü).

Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý. Haziran. Ýstanbul ait müzikler ne iyi ki bir VCD’ de toplanmýþ:

Demir Demirkan – Devrim Arabalarý / Özgün Film Müzikleri.

Bence, “Devrim Otomobili”nin öyküsünü ve benzer öyküleri de Cumhuriyetin 85inci Yýldönümünde Cumhuriyetimizin parlak sayfalarý olarak hem okuyun, hem okutturun.

Ve de “Devrim Arabalarý” ný izleyin…

Filmin giriþ sözleri ile yazýyý noktalayalým:

“Eðer biz yapabileceðimizi gösterirsek neler olabilir? Neler deðiþebilir? Düþünsenize!….

Dr. Serdar Þahinkaya

                   
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #5 : Temmuz 10, 2009, 09:29:35 S »


DEVRÝM ARABALARI FÝLMÝNÝ MUTLAKA GÖRÜNÜZ
Geçen hafta ikinci defa vizyona giren Devrim Arabalarý filmine gittim. Yönetmen Tolga Örnek; Senaryo Tolga Örnek Murat Diþli; Oyuncular Taner Birsel, Ali Düþenkalkar, Halit Ergenç, Sait Genay, Altan Gördüm.
Eskiþehir’de çekilen ve Türkiye’nin sanayileþme tarihine ýþýk tutan bu filmi tüm Eskiþehirlilerin izlemesi gerekir. Bir dönemin anýlarýný tazelemek ve Eskiþehir sanayinin 1960 lý yýllarda otomobil üretecek yapýsýný görmek istiyorsanýz, bu filmi seyrediniz.
Muhteþem bir film. Tek kelime ile harika.
Devrim otomobilinin Gürsel paþaya gösterildiði sahne, o gurur, o sevinç insaný çok mutlu ediyor. Hiç sýkýlmadan iki saatin nasýl geçtiðini anlayamazsýnýz. Bu film mutlaka ödül kazanýr. Ama benim filmi seyrettiðim seansta salonda ben ve eþim dýþýnda 4 seyircinin bulunmasý, ben de hayal kýrýklýðý da yaratmýþtýr.
Argosu ve küfrü bolca olan filmler giþe rekoru kýrarken, bu filmin boþ koltuklara oynamasý düþündürücüdür. Bu durum, Türk toplumu ile üye olmak için can attýðýmýz AB toplumlarý arasýndaki farký ortaya koymasý bakýmýndan çok önemlidir.
Avrupalý olmak için baþka þeyler de yapmak gerekiyor. Avrupalý o kadar kolay olunmuyor!...
Cumhurbaþkanlýðý konutunda 16 Haziran 1961 tarihinde verilen davette ülke kalkýnmasý tartýþýlmaktadýr. Bir ara Cumhurbaþkaný sinirlenip ülkenin otomobil bile üretebileceðini söyler. Bu iddia daha sonra meydan okumaya dönüþür. Paþa emrini verir; yaklaþmakta olan Cumhuriyet Bayramý’na TCDD Fabrikalar ve Cer Daireleri ilk yerli otomobili yetiþtirecektir.

Bu iþ için o zamanýn parasýyla 1.400.000 TL ödenek ayrýlmýþtýr. Filmde, bu paranýn çok fazla olduðundan söz edilmektedir. Oysa ayný yýl Tarým Bakanlýðý bütçesine at neslinin ýslahý için 25 milyon TL ödenekten konulmuþtur.

Geçen sürede Türk atlarý Arap ve Ýngiliz atlarýný geçememiþtir ama Türk otomotiv sektörü dünyada önemli bir yer edinmeyi baþarmýþtýr.

TCDD’nin görevlendirilmesinin sebebi, o tarihlerde TCDD’nin onarým amacýyla kurulmuþ, geniþ ölçüde yedek parça üreten Ankara, Eskiþehir, Sivas ve Adapazarý’ndaki fabrikalarý ile önemli bir teknik kadrosunun bulunmasýydý.

O yýllarda otomobili seri üretmekten çok, bir simge olarak üretmek önemliydi. Türk sanayin neler yapabileceðini Türk ve dünya kamu oyuna ispat edebilmek gerekliydi. Nitekim filmde iki Amerikalý uzmanýn Eskiþehir’e kadar gelerek projeyi izlemeleri ve dudak bükerek Eskiþehir’den ayrýlmalarý, beni haklý çýkarmaktadýr.

Devrim otomobilini Yüksek Mühendis Emin Bozoðlu’nun yönetiminde 20 mühendis, olaðanüstü bir tempoyla her gün en az 12’þer saat çalýþarak üretmiþlerdir. Üretim bittikten sonra kendilerine ödenen fazla mesaileri de almamýþlar, devlete baðýþlamýþlardýr.

20 mühendis yoðun bir tempoyla çalýþarak 4.5 ayda 4 adet binek otomobili,
4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi motor, 3 adet A tipi 4 adet B tipi toplam 7 adet þanzýman üretmiþlerdir.

Üretim için, Eskiþehir Demiryol Fabrikalarýnda dökümhane olarak yapýlýp kullanýlmayan bir bina seçilmiþtir. Grup, çeþitli tipte otomobil yapýsýný yakýndan inceleyerek fikir edindikten sonra yapýlacak tipin boyutlarý, motor, þanzýman vb. öteki grup ve parçalarýn nasýl tasarlanýp imal edileceði üzerinde durulmasýna karar vermiþtir.

Önce otomobilin ana hatlarý belirlenmiþ, dört kiþilik 1000-1100 kg. aðýrlýðýnda bir tip üzerinde anlaþýlmýþtýr. Motor 4 zamanlý ve 4 silindirli olarak 50-60 BG olacaktý. Karoser için hazýrlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçý modeli yapýlmýþ, karoserin tavaný ve benzeri parçalarý elde üretilmiþtir.

Yandan subablý bir 4 silindirli motorun, gövde ve baþlýðý Sivas Demiryol Fabrikalarýnda dökülüp, Ankara Fabrikasýnda iþlenmiþ, piston, segman ve kollarý Eskiþehir’de yapýlmýþ, motor Ankara Fabrikasýnda monte edilmiþtir. Bu süreç filmde çok güzel iþlenmiþtir.

B Tipi adý verilen üstten subaplý bir motor 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baþtan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskiþehir’de yapýlmýþtýr. Motor frenleme de 60 BG’ye ulaþmýþ ve daha sonra diesele çevrilerek istasyon aydýnlatýlmasýnda kullanýlmýþtýr.

1960’lý yýllarda Türkiye’de iðne bile üretilmezken Eskiþehir’de otomobil motorunun yapýlmasý çok büyük baþarýdýr.

Eylül ayý sonuna doðru model biraz deðiþtirilmiþ ve biri A diðeri B tipinden iki ayrý motor hazýrlanmýþtýr. Montaja geçildiðinde karþýlaþýlan en büyük sorunlardan biri, gövde-motor uyumunu saðlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarýný yerleþtirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktý. Ayarlý direksiyon önerisi kabul edilmemiþtir ama iki yýl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak otomobil sanayine sokmuþtur.

Ekim ayý ortalarýnda Devrim otomobillerinden ilki denemeye hazýr duruma getirilmiþtir. Elektrik donanýmý, diferansiyel diþlileri, kardan istavrozlarý ve motor yataklarý ile cam ve lastikleri dýþýnda Devrim’in tüm parçalar yerli idi.

Bir yandan ilk otomobil denenirken, bir yandan da ikinci otomobilin yetiþtirilmesine çalýþýlýyordu. Siyah renkteki iki numaralý Devrim’in son kat boyasý ancak 28 Ekim akþamý vurulabilmiþti. Pasta ve cilasý Ankara’ya gönderilmek üzere yüklendiði trende yapýlabilmiþtir. Buharlý lokomotiflerde bacadan sýçramasý olasý kývýlcýmlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depolarý boþaltýlmýþtý.

Ýki Devrim otomobili, 28 Ekim 1961 sabahý Türkiye Büyük Millet Meclisi Binasý önüne götürülerek Devlet Baþkaný Cemal Gürsel paþaya sunulmuþtur. Bu sahne filmde çok güzel iþlenmiþtir.

Tren sabaha karþý Ankara’ya gelmiþtir. Ýki Devrim otomobili Sýhhiye’deki þimdiki Adliye Sarayý’nýn yerindeki Ankara Demiryol Fabrikasýna indirilmiþ ve depolarýna birkaç litre benzin konmuþtur. Sabahleyin Sýhhiye’deki Mobil Benzin Ýstasyonundan benzin alýndýktan sonra Meclis’e gidilecekti.

29 Ekim sabahý kalabalýk bir trafik ekibinden oluþan eskortun arasýnda Devrim’ler yola çýkmýþtýr. Eskorttakilerin benzin alma iþinden haberleri olmadýðý için Mobil’e uðramadan Meclis’e gelinmiþtir.

Otomobillerde yeterli benzin olmaðýndan acele getirilen benzin 1. Devrim’e konmuþ, 2. Devrim’e konacaðý sýrada Cemal Paþa Meclis’in önüne gelmiþ ve Anýtkabir’e gitmek üzere 2 numaralý siyah renkli Devrim otomobiline binmiþtir.

Yola çýkýldýktan 100 metre kadar sonra motor durmuþtur. Cemal Paþa’nýn “Ne oluyor?” sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rýfat Serdaroðlu, “Paþam, benzin bitti” cevabýný vermiþtir. Paþa’dan özür dilenerek 1 numaralý Devrim’e geçmesi rica edilmiþ ve Cemal Paþa Anýtkabir’e bu otomobille gitmiþtir. Devrim’den inerken tarihe geçen “Batý kafasýyla otomobili yaptýnýz ama doðu kafasýyla ikmali unuttunuz.” sözlerini söylemiþtir.

Ertesi gün bütün gazeteler “100 metre gidip bozuldu” baþlýðýný attýklarý 2 numaralý Devrim, ayný gün Hipodrom’daki geçit törenine katýlmýþtýr.

Ekonominin gerekleri uyarýnca montaj biçiminde baþlayýp günümüzde büyük bir sektör durumuna gelen otomotiv sanayi, yüz binlerce araç üretip ihraç etmektedir. Eðer 1961 yýlýnda Devrim yapýlmasaydý, Türkiye’de bugün otomotiv sanayinde de devrim olmazdý.

1982-2007 yýllarý arasýndaki ISO 500 çalýþmalarý incelendiðinde, otomotiv sanayi firmalarýn büyüklüklerini belirleyen üretimden satýþlar kriteri eðrisi otomotiv sektöründe sürekli artýþ göstermiþtir. Buna göre 500 büyük firma arasýnda sanayinin payý 1982’de yüzde 5.67’ya, 1992’de yüzde 10.2’ye, 2003’de yüzde 13.2’ye, 2007 yýlýnda yüzde 15.6’ya ulaþmýþtýr.

Geçen yýl Türkiye’de 1.171.917 adet otomotiv (otomobil, otobüs, midibüs, kamyon, traktör) üretilmiþtir. Eðer Devrim otomobili üretilmemiþ olsaydý, Türkiye bu sektörde dünyada ses getiren bir ülke olamazdý.

Sadece Türkiye'de üretilen ve ‘Made in Turkey’ damgasýný taþýyan araçlar, dünyanýn dört kýtasýna ihraç edilmektedir. Ýhracatýn lokomotif sektörlerinden biri Türk otomotiv sektörüdür.

Türklere kýzan Fransýzlar, bindikleri bazý model Renault’larýn Türkiye’de üretildiðini bilseler, kesinlikle bu otomobilleri satýn almazlardý. Ama, sanýyorlar ki bu otomobiller Fransýz malý.

Oysa, yüzde yüz Türk malý. Ýyi ki Devrim üretilmiþ!...



Rýdvan Karluk
Eskiþehir Sakarya Gazetesi
14.06.2009
__________________


                 
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #6 : Temmuz 10, 2009, 09:31:57 S »

   

                                                     YÖNETÝM GRUBU
Emin BOZOÐLU TCDD Gen.Md.Yrd.

Orhan ALP TCDD Fabr,kalar Dai.Bþk.

Hakký TOMSU TCDD Cer.Dai.Bþk.

Nurettin ERGUVANLI TCDD Cer.Dai.Bþk.Yrd.

Mustafa ERSOY Esk.Demiryol Fab.Müd.

Celal TANER Adapazarý Demiryol Fab.Md.

Mehmer NÖKER Ankara Demiryol Fab.Md.

Hüsnü KAYAOÐLU TCDD Gnl.Md.Müþaviri

Necati PEKÖZ TCDD Gnl.Md.Müþaviri


SATINALMA VE MALÝYET HESAPLARI

Yük.Müh.Yavuz YÜCEL

DEVRÝM ÇALIÞMA GRUPLARI

TASARIM GRUBU

Yük.Müh. Nurettin ERGUVANLI

Yük.Müh. Ercan TÜRER

Yük.Mimar Kemal ELAGÖZ


MOTOR ÞANZIMAN GRUBU

Yük.Müh Mehmet NÖKER

Yük.Müh.Gültekin SABUNCUOÐLU

Yük.Müh.Salih Kaya SAÐIN

Yük.Müh.Rýfat SERDAROÐLU

Yük.Müh.Þecaattin SEVGEN

Yük.Müh.Kemalettin VARDAR


KAROSERÝ GRUBU

Mak.Müh.Celal TANER

Yük.Müh.Faruk AKYOL

Yük.Müh.Samim ÖZGÜR

Yük.Müh.Salih Kaya SAÐIN

Yük.Müh.Hamdi TAHILLIOÐLU

SÜSPANSÝYON VE FREN GRUBU

Mak.Müh.Hamit ÝÞERÝ

Yük.Müh.Ýsmet ÖZKAN

Yük.Müh.Mustafa SEYREK

ELEKTRÝK DONANIMI

Yük.Müh.Hasan DÝNÇER

DÖKÜM ÝÞLERÝ

Metalurjist Ýsmail SARIDAL


             
Kaytl
uderelitaner

evrimd evrimd

Mesaj Says: 15


« Yantla #7 : Temmuz 10, 2009, 09:33:45 S »

               


Ýlk 'yüzde yüz Türk malý' otomobil Devrim'i yapan 120 kiþiden 20'si SAÐ: O 20 kiþi her yýl 13 Mayýs'ta BULUÞUYOR
Ýlk Türk otomobili olan ve Eskiþehir’de yapýlan Devrim’in yapýmýnda çalýþmalara katýlan ve projeyi gören 1959 mezunlarý bir araya gelerek geçmiþi yad etti.

1961 yýlýnda yapýlan ilk Türk otomobili Devrim’in yapýldýðý yýllarda mezun olan ve çalýþmalara katýlan DDY 1959 Çýrak Okulu Mezunlarý Demir Yol Ýþ Sendikasý’nda bir araya geldi.

3 yýldýr 13 Mayýs’larda bir araya gelen Devlet Demiryollarý Çýrak Okulu’nun 1959 mezunlarý Demir Yol Ýþ Sendikasý’nda buluþtu.

01.09.1959 tarihinde mezun olan 120 kiþiden bugün hayatta kalan ve Eskiþehir’de yaþayan 20 mezun bir araya geldi.

Devrim otomobilinin 29 Ekim 1961 sabahý ilk denemelerini yapmasýný dün gibi hatýrlayan 1959 mezunlarý o dönemden bugüne kadar geçen süreci deðerlendirip geçmiþi özlemle andýlar. Mezunlar her yýl bir araya geldiklerini son 3 yýldýr yaptýklarý bu etkinliðin özlem gidermek, mezunlarýn bir arada olmasýný saðlamak adýna çok önemli olduðunu belirttiler.


                     
Kaytl
alptuna
alptuna

evrimd evrimd

Mesaj Says: 920


Ýbrahim Fakioglu


« Yantla #8 : Temmuz 10, 2009, 11:28:17 S »

Türklere kýzan Fransýzlar, bindikleri bazý model Renault’larýn Türkiye’de üretildiðini bilseler, kesinlikle bu otomobilleri satýn almazlardý. Ama, sanýyorlar ki bu otomobiller Fransýz malý.

Oysa, yüzde yüz Türk malý. Ýyi ki Devrim üretilmiþ!...




Doðrusu yüzdeyüz Türk montajlý olacaktý heralde, cünki bu fabrikalarda üretilen araclar yurtdýsýnda dizayný ve mekanigi yapýlýp testedildikten sonra býizde montaj oluyor sadece musade edilen kýsýmlarý bizde üretiliyor oda burda yapýlmasý dýsarýya göre daha ucuz oldugu ýcýn yani bugün Türk Otomotiv sanayýsýnýn geldýgý nokta malesef 'Montaj sanayý' olmaktan öteye gitmemistir buda asla övünülecek býrsey degildir adamlarýn bugün caný sýkýlsa fabrýkayý baska ülkeye tasýma rýský vardýr buda iscilerin ve yan sanayý üretýcýlerýnýn dýmdýzlak ortada kalmasý demektýr eger yýllar öncebazý kalýn kafalar  Devrimin üretrimini hayata gecirselerdi bugün ben inanýyorumký Türk Otomotiv sanaisi cok güzel yerlerde olabýlýrdi ancak bu Tren malesef yýllar önce kactý
Kaytl
papatya54
ÝKOD ÜYESÝ

evrimd evrimd

Mesaj Says: 819


Sedat Papatya/SAKARYA


Site
« Yantla #9 : Mart 16, 2010, 10:59:22 »

Bu akþam Shov TV.de saat 20.00 de Devrim Arabalarýnýn filmi var; Türk Otomotiv tarihinin gizli kalmýþ baþarýsýz adledilen bir dönemini anlatan filmini sinemalarda seyredemeyenler için kaçýrýlmamasý gereken bir Tv.de sinema keyifi olacaktýr;

http://www.klasikarabalar.net/klasika/index.php?option=com_fireboard&Itemid=384&func=view&id=3967&catid=5
Kaytl

Anlatýlmaz ki;Yaþanýr !
Sayfa: [1] 2 3  Hepsi   Yukar git
  Yazdr  
 
Gitmek istediiniz yer:  

MySQL Kullanyor PHP Kullanyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

HIZ DEÐÝL,HAZ ÝÇÝN!
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! KOD Design by nar biliim
Bu Sayfa 0.041 Saniyede 18 Sorgu ile Oluturuldu